bakteri.gen.tr https://www.bakteri.gen.tr Bakteri, Türleri ve Özellikleri tr-TR hourly 1 Copyright 2018, bakteri.gen.tr Fri, 10 Jun 2016 00:00:00 +0000 Wed, 19 Dec 2018 00:00:00 +0000 60 Bakteri Kolonileri https://www.bakteri.gen.tr/bakteri-kolonileri.html Sat, 17 Nov 2018 00:10:22 +0000 Bakteri Kolonileri hakkında bilgi vermeden önce size kısaca bakteriler hakkında bilgi vereceğim. Bakteriler insan vücudunda olmak üzere yanardağ kenarlarına kadar pek çok yerde bulunmaktadır. Hatta geçtiğimiz günlerde yapılan su Bakteri Kolonileri hakkında bilgi vermeden önce size kısaca bakteriler hakkında bilgi vereceğim. Bakteriler insan vücudunda olmak üzere yanardağ kenarlarına kadar pek çok yerde bulunmaktadır. Hatta geçtiğimiz günlerde yapılan sunulara göre ise uzayda yapılan araştırmalarda marsta da bulunmaktadır. Bu kadar yayılım içerisinde bulunan canlılar genellikle prokaryot yapıda bulunmaktadır. Bakteriler bu koca evrende bu şekilde her yere yayılmış durumdayken bazen bu amansız yolculukta tek başına yaşamakta bazen ise yanına bir çok yol arkadaşı alarak koloniler halinde yaşamaktadır.
 
Bakteri Kolonileri denince aklımıza ilk gelen şey bakterilerin oluşturduğu bir topluluktur. Ve gerçekte olan durumda budur. Fakat bu oluşum birbirinden farklı atalardan oluşmuş bakteriler topluluğu değildir. Bir bakterinin kendinden başka bir bakteri ile temas içeren bir birliktelik sonucu oluşamamaktadır. Ata birey bölünme sonucu İki yeni birey yani oğul birey oluşturmaktadır. Bu oluşabilecek bireyler birbirine hücre içinde sentezlenen yapışkan enzim içerikli maddelerle bağlanır ve yaşamsal devamını bu şekilde devam ettirir. Bakteri Kolonilerinin oluşum evresi tam bir evrim alt yapısıdır. Bakteri Kolonileri tek hücreli bir canlının oluşturduğu çok hücreli yapı formudur. Bu durum tek hücreli formdan çok hücreli forma geçiş evresidir. 

Bakteri KolonileriBakteri Kolonileri:
  • Gonium Kolonisi
  • Pandorina Kolonisi
  • Volvoks Kolonisi
Gonium kolonisi,

Bakteri Kolonilerinin en basit yapılı kolonisidir. Uzmanlar tarafından yapılan açıklamalara göre Gonium kolonisi basit yapıdan karmaşık yapıya geçiş kapısıdır. Karmaşık yapılıların atası olarak bilinir ve 4-6 oğul bakterilerden oluşmaktadır. Yapı bakımından herhangi bir özelleşme bulunmamaktadır. Bu yüzden ayrılabilirler ve yaşamlarına devam edebilirler.

 Pandorina kolonisidir,

En bilindik kolonilerden biridir. Gonium kolonisine oranla daha çok oğul bakteri bulundurmakta ve daha gelişmiş yapıdadır. Bu Bakteri Kolonileri genellikle 8 biriyle, 16 bireyle veya 32 bireyle sağlamaktadır. Bu Bakteri Kolonilerinde de herhangi bir özelleşme bulunmamaktadır.

Volvoks kolonileridir,

Bu canlı kolonisi bakterilerin en üst sürümü gibidir. Bu zamana kadar daha gelişmiş bir koloni daha bulunmamaktadır. Bu kolonide arka ve ön kısım gelişmiştir. Yani ağız ve anüsü bulunmaktadır. Topluluğun sayısı 1000 birey ve 3000 birey arasında bulunduğu için özelleşmeler meydana gelmiştir. Bu bakterilerde yeni bireyler oluşurken yaşlı bireyler ölmektedir. Ayrıldıkları zaman beraber yaşamalarının imkanı yoktur.
]]>
Midede Bakteri https://www.bakteri.gen.tr/midede-bakteri.html Sat, 17 Nov 2018 00:32:59 +0000 Midede Bakteri, Mide, yediklerimizin öğütülerek faydalı olanlar ile zararlı olanların sindirim sonucu dağıtıldığı yerdir. Bu sindirim sırasında midede bulunan pek çok bakteri besinlerin parçalanarak eritilmesini ve sindirilme Midede Bakteri, Mide, yediklerimizin öğütülerek faydalı olanlar ile zararlı olanların sindirim sonucu dağıtıldığı yerdir. Bu sindirim sırasında midede bulunan pek çok bakteri besinlerin parçalanarak eritilmesini ve sindirilmesini sağlamaktadır. Mide içinde bulunan yararlı bakterilerin sayısı bazen zararlılardan daha düşük olmaktadır. Bu da mide rahatsızlıklarına, mide yanmasına ve pek çok hastalığa yol açabilmektedir. 

Midede yaşayan ve yerleşen, bilinen bakteri tıp dilinde  helicobacter pylori olarak adlandırılmaktadır. Bu bakterinin midede yaşaması aslında mide asitinden dolayı olanaksızdır. Fakat bu bakteri bazik bir ürün olan amonyak sayesinde kendini korur. Midede helicobacter pylori  görülme ihtimali göz önüne alındığında kişiye kan yesti uygulaması yapılarak, test sonucuna bakılır. Bu bakteri görülüyorsa kişiye tedavi başlatılır. 

Midede BakteriMidede Bakteri Oluşumunun Tedavi Yöntemi,
  • Bu bakterinin (helicobacter pylori ) oluşum nedeni temelde strese dayanır. Kişinin stresli bir yaşamı varsa bu sağlığını tehdit eder. 
  • Kişinin alkol, sigara, kahve ve çay, asitli yiyecekler tüketmesi de mideyi zayıflatır ve bu bakterinin yaşamasına yol açar. 
  • Kişinin dengeli beslenmemesi ve sebze meyve tüketiminin az olmasıda olumsuz etkiler. Bireylerin bolca protein ve vitamin alması gerekmektedir. 
  • Kişi tedaviyi ihmal ederse ülser gibi kalıcı sorunlara yol açabilmektedir. 
  • Hastalığın ilerlemesi sadece mideye değil, sindirim sistemine özellikle bağırsaklara da zarar vermektedir. 
  • Kişinin mide için uygun antibiyotik ve mide koruyucular kullanması istenecektir. Bunları zamanlarını kaçırmadan düzenli olarak kullanmalı ve hekime danışmayı ihmal etmemelidir. 
  • Yemek yemeyi ise, az az iyice çiğneyerek kısa aralıklarla ama çok fazla olmamak kaydıyla yemelisiniz. Bu sayede mide çok fazla yorulmayacaktır. 
]]>
Bakteri Ve Virüsler https://www.bakteri.gen.tr/bakteri-ve-virusler.html Sat, 17 Nov 2018 16:46:41 +0000 Bakteri ve virüsler, oldukça küçük yapıdaki canlılardır. Bakteri ve virüs arasındaki fark,Birçok hastalığa sebep olmakla birlikte, bakterilerin faydalı olanları da mevcuttur Bakteri ve virüsler, oldukça küçük yapıdaki canlılardır. 

Bakteri ve virüs arasındaki fark,

Birçok hastalığa sebep olmakla birlikte, bakterilerin faydalı olanları da mevcuttur. Bakteriler normal mikroskoplar yardımıyla görülmektedir fakat virüsler sadece elektron mikroskobu ile gözlemlenmektedir. Bakterilerin virüslerden ortalama olarak yük kat daha büyük olduğu söylenmektedir. Virüsler, ısıya karşı aşırı dayanıksız olmasına karşın, bakterilerin de bir kısmı ısıya dayanıksız iken bir kısmı da yüksek sıcaklıklarda yüksek dayanıklılık gösterirler. Her ikisi de birçok hastalığa sebep olur, fakat bakterilerin sebep olduğu hastalıklar için genellikle antibiyotik ilaç tedavisi etkili olurken, virüslerin sebep olduğu hastalıklar için antibiyotik kullanmak hiçbir fayda sağlayamamaktadır. Virüslerin canlı mı yoksa cansız mı olduğu yıllardan beri bir tartışma konusu olmuştur. Çünkü virüslerin içinde sitoplazma yoktur ve virüsler sadece başka bir canlı hücre içinde çoğalmaktadırlar. Bakteriler ise tamamen canlı oldukları için gerekli tüm mekanizmayı hücreleri içinde barındırırlar. Bakteri ve virüslerden şu şekilde ayrı ayrı da bahsedebiliriz:

Bakteri Ve VirüslerBakteriler: 

Ancak mikroskoplar ile görülebilen, oldukça küçük ve canlı organizmalar olarak tanımlanabilir. Biyoloji biliminde prokaryot hücre olarak bilinen bakterilerin yapısı, iç zar, hücre duvarı ve onun üstünde de dış tabakadan meydana gelmektedir. Bakterilerin boyları ortalama olarak 1-2 mikron arasında değişiklik gösterebilir. Bulunma yerleri, yapıları ve yaşam şekilleri bakımından farklı farklı sınıflara ayrılabilirler. Tek hücreli olan bu canlı varlıklar, çubuk, spiral ve küresel gibi değişik görünümde olabildikleri gibi bakterilerin birçok çeşidi her ortama uyum sağlayarak yaşamlarını sürdürebilmektedirler. İnsan vücudu, toprak, su, hava bakterilerin yaşamlarını kolaylıkla sürdürebilecekleri ortamlar arasında yer almaktadır. 

Faydalı bakteriler (probiyotik) 

Peynir üretimi, yoğurt mayalanması, antibiyotik üretimi gibi hem yaşamsal gerekliliklerde hem de bazı kimyasal üretimlerde kullanılmaktadır. Zararlı bakteriler ise, patojen olarak adlandırılır ve bunlar da solunum yolu hastalıkları, kolera, frengi, verem, enfeksiyonlar, bakteriyel menenjit, larenjit, pnömoni ve şarbon gibi oldukça ciddi ve aynı zamanda ölümcül de olabilen hastalıkların oluşumuna sebebiyet vermektedir. Bakteriler yüzünden oluşan bu hastalıklar erken tanı ile farkedilirse ve uygun antibiyotik ilaçlarla tedavi yürütülürse, bakterilerin üremesi büyük oranda önlenerek hastalığın da ilerlemesi engellenebilir. Fakat farkedilmediği takdirde, bakteriler inanılmaz bir hızla üredikleri için malesef bazen bu vakalar ölümle de sonuçlanabilmektedir. 

Virüsler: Canlı veya cansız olduğu hala kesin bir kanaate ulaşmamış olan, bakterilerden çok çok daha küçük olan en basit varlıklar olarak bilinirler. Ancak başka bir canlı hücre içinde üreyebilen ve içerisinde sitoplazma bulundurmayan virüsler, çok küçük boyutta oldukları için sadece elektron mikroskobu ile görüntülenebilirler. Yapılan incelemeler sonucunda baş ve kuyruk olmak üzere toplam iki kısımdan oluştuğu gözlemlenen bu varlıklar, sadece genetik bilgi taşırlar. Yıllarca bilim adamları tarafından yapılan araştırmalarda, virüslerin sebep olduğu hastalıkların bakteriler nedeniyle oluştuğu sanılmış ve ancak elektron mikroskobunun icadından sonra virüsler tespit edilmiştir. 

Virüslerin yapısında, dış kısımda bir protein kılıfı ve içeride de nükleik asitler bulunmaktadır. Diğer canlı varlıklar gibi olmadıkları için yaşamlarını sürdürmeleri de üreme yapabilmeleri de zor koşullarda ve değişik şekillerde meydana gelir. Üreme şekilleri başka bir hücre içinde olduğu için, canlı hücre dışında sadece kristal şekilde görülürl]]> Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım Alanları https://www.bakteri.gen.tr/bakterilerin-biyoteknolojide-kullanim-alanlari.html Sun, 18 Nov 2018 16:45:50 +0000 Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım Alanları, Kullanımları oldukça artmıştır. Son on yıl içinde moleküler kimya, bakteribiyoloji ve biyo kimya alanında ilerlemeler bakterilerin anti kanser olarak kullanımının yanı sıra anti Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım Alanları, Kullanımları oldukça artmıştır. Son on yıl içinde moleküler kimya, bakteribiyoloji ve biyo kimya alanında ilerlemeler bakterilerin anti kanser olarak kullanımının yanı sıra anti kanser ilaçlarının verilmesinde de kemoterapiye gen tedavi ile hassas ajan amaçlı vektör olarak kullanılabilir birçok tarafını meydana koymaktadır. Bu kısımda özellikle de Escherichia coli enzim ve genleri kanser hastalığına karşın beden dışında tesirsiz olan ama beden içinde oldukça etkili çeşitlerine dönüşen ön-ilaç yöntemlerinde kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra Pseudomonas ekzotoksinelrine konjuge edilen IL dört doğru şekilde malignant beyin urlarına uygulanmakta ve normal beyin hücreleri dışındaki hücrelerin IL- dört reseptörlerine dik bir şekilde afinite ile bağlanır ve böylelikle normal düzeydeki beyin dokusuna kayıp vermeden tümörün büyük bir bölümünün tahrip edildiği saptanmaktadır. Bu derleme sonucunda birtakım kanser çeşitlerinin tedavi amaçlı kullanılması bakteriyel kökenli olan anti kanser ajanların üst bölümüne odaklanmaktadır. Bakterilerin organik maddelere aktarılmasındaki rölü on dokuzuncu asrın ortalarına kadar anlaşılamamıştır. Bu yüzden insanoğlu ilk çağlardan beri mikroorganizmaları besin (sirke, ekmek, şarap, peynir, bira, vesaire) kapsamında kullanmaktadırlar. 

Son yıllarda moleküler ve biyokimyada ki gelişmeler mikroorganizmaların anti kanser ajan biçimimde özellikle de kanser rehabilitasyonunun omurgasını oluşturan kimyasal tedavide kullanımını gündeme getirmektedir. Kanser gen rehabilitasyonunda onkolitik ajan olarak bilinen virüslerin vektör biçiminde tüketimi oldukça iyi bilinmesine rağmen yinede günümüzde bakterilerin anti kanser potansiyeli ile bilinen fazla oranda denetim yapılmamıştır. İlk kez 1978 yılında malignant beyin tümörleri amaçlı bakteriler onkolitik ajan olarak kullanıma başlanmıştır. Yapılan bu çalışmalarda sağlık problemi oluşturmayan Clotridium butyricum M55 sporlarının karotid artere enjeksiyonu yapılmaktadır. Yapılan bu sporlar beyinde oluşan urlara ulaştıktan tam bir hafta sonra da onkolizis oluştuğu gözlenmiştir. Cerrahi yöntem kullanılarak çıkartılmıştır. Alternatif biçimde moleküler ile bakteriyoloji deki gelişmeler kanser rehabilitasyonunda bakteriyel yöntemleri imkan ve alanlarını genişletmektedir. 

Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım AlanlarıAntikanser Ajan Şeklinde Mikroorganizmaların Kullanım Sahaları Şunlardır (Jain Pharma Biotech)
  • Birtakım mikrobiyal kökenli olan enzimlerin kanser kemoterapisi alanında ilaç şeklinde tüketimi
  • Onkolitik ajan olarak patojenik bakterilerin tüketimi
  • Kimyasal tedavi yönteminde kansere hastalığına hassas bakterilerin kullanılması
  • Kanser gen tedavi uygulaması amaçlı Vibrio cholerae ile Yersinia enterocolitica'nın bakteriyel vektör olarak tüketimi
  • Tümörün seçici olarak tahribi amaçlı bakteriyel toksinler ile genetik biçimde modifiye edilen bakterilerin tüketimi
  • Antikanser ilacı özelliğine getirilen ajanlar şeklinde bakterilerin tüketimi
Tedavi yöntemi için genetik olarak farklılığa uğratılmayan patojenik bakterilerin tüketimi arzu edilen bir yöntem olmamaktadır. Bakterilerin emniyetli ve kolay bir şekilde tedavi yönteminde tüketimi amaçlı genetik işlem yapılacağına işaret etmekte olan oldukça önemli veriler bulunmaktadır. Bakteriler toksinler de imnun olarak tertip eden urun üst kısmına doğrudan gösterişli bir biçimde onkolitik ajan olarak kullanılmaktadır. Bakterilerin genetik biçiminde modifikasyonu bakteriyel genomların diziliminin düzenlenmesi ile oldukça uyumlu bir hal almaktadır. Bunun yanı sıra genetik biçimde modifiye edilen bakteriler antikanser ajana dönüşmektedir. Kanser gen rehabilitasyonunun bir kısmını oluşturmaktadırlar. Genetik biçimde modifiye edilen bakteriler normal düzeydeki dokulara kayıp vermeden]]> Bakteri Hücresi https://www.bakteri.gen.tr/bakteri-hucresi.html Sun, 18 Nov 2018 19:19:01 +0000 Bakteri hücresi,  bakteriler basit canlılardır. Buna rağmen özel biyolojik özelliklerden sorumlu çok iyi gelişmiş hücre yapısına sahiptirler. Bu özelliklerin geneli sadece bakterilere aittir ve arkelerde canlılarda veya ökaryot Bakteri hücresi,  bakteriler basit canlılardır. Buna rağmen özel biyolojik özelliklerden sorumlu çok iyi gelişmiş hücre yapısına sahiptirler. Bu özelliklerin geneli sadece bakterilere aittir ve arkelerde canlılarda veya ökaryot canlılarda bulunmaz. Bakteriler, daha büyük canlılara kıyasla daha basit yapılara sahip oldukları ve üzerlerinde kolayca deneysel çalışmalar yapılabildiği için, diğer canlılarda var olan bir çok biyokimyasal özelliğin bakterilerde de var olduğu yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkmıştır.

Şekillerine göre bakteriler
  • Koklar daire şeklinde
  • Basiller (çubuk-rod şekilli)
  • Spiraller
  • Filamentöz (uzatılmış) 
Hücre şekilleri genellikle burada söz ettiğimiz bakteriler için özeldir. Bakterilerin, büyüme şekilleri birbirinden farklıdır. Bazı bakteriler oldukça karmaşık bir yapıya, çıkıntı ve uzantılara sahiptir. Bunun yanı sıra bazı türler yeniden üreme yeteneğine sahipken spor oluşturabilme yeteneğine de sahiptir. Bakteriler ışık mikroskobunda incelendiğinde birbirinden farklı şekillerde oldukları ve çoğalırken farklı şekilde koloni oluşturdukları gözlenmiştir.

Bakterilerin belki de en çok bilinen yapısal özelliği küçük yapılarıdır. Örnek verecek olursak Escherichia coli bakterisi hücreleri 2 mikrometre uzunluğuna sahip, 0.5 mikrometre çap ve 0.6-0.7 μm³ hacmi ile normal ölçülere sahip bir bakteri türüdür. Bu, hacmin çoğunluğunu su oluşturmaktadır. Bu haldeyken yani yaş ağırlık 1 olarak ölçülmektedir. Kuru ağırlık ise 0.2 pikogram ile yaş ağırlığının beşte birine denk gelmektedir. Bakteri hücresinin kuru ağırlığının neredeyse yarıya yakınını karbon elementi oluşturmaktadır. Bu karbonun da yarısı bakteri yapısına katılan proteinlerde bulunmaktadır. Bakterilerin bu küçük yapısı çok önemlidir. Çünkü bakteriler hızlı madde alımı, hücre içi madde dağıtımı ve atık maddelerin dışarı atılmasını imkan sağlamaktadır. Düşük yüzey alanı-hacim oranında bakterinin normal metabolizmada meydana getirmesi gereken besinlerin dağıtım hızı azalır ve atıkların hücre zarından dışarı atılma oranı kısıtlanarak azalır. Bu durumda bakterinin dış dünyada yaşamını sürdürebilme yeteneğini kısıtlar. 

Bakterilerde iki tip hücre duvarı vardır. Bunlar Gram pozitif (+) ve Gram neğatif (-) olarak ikiye ayrılmaktadırlar. Bu farklılaşma Gram boyasıyla boyanıp boyanmama durumuna göre değişmektedir. Bu iki hücre duvarı içinde 2 nanometreden küçük maddeler porlardan geçebilmektedir. Bakteri hücresi tamamen ortadan kalkmış ise ve protoplast zedelenerek zarar görmüşse sferoplast olarak isimlendirilir. Bu bakteri duvarlarına penisilin gibi β-Laktam antibiyotikleri peptidoglikan yapısında bulunan çapraz zincirleri kırarak yapısını bozar. İnsan göz yaşında var olan lizozim enzimi bakterinin hücre duvarını eriterek vücudun savunmasına katkı sağlar.

Bakteri HücresiGram pozitif hücre duvarları
  • 10-15 mm kalınlığında sahip 
  • 30-200 molekül
  • Hücre kuru ağırlığının %40 -  90
  • Temel komponenti peptidoglikan 
  • Teikoik asitler içerir bu da hücre duvarı ağırlığının %50’sini kapsamaktadır. 
Gram neğatif hücre duvarları
  • Hücre duvarı daha kompleks bir yapıda sahiptir. 
  • Teikoik asit bulunmaz.
  • Peptidoglikan tabakası daha az kalınlıkta yani hücre duvarının % 5-10’u kadardır. 
  • Dış membrana sahiptir.

]]>
Bakteri Türleri https://www.bakteri.gen.tr/bakteri-turleri.html Mon, 19 Nov 2018 08:07:47 +0000 Bakteri türleri, Bakteri tek hücreli bir organizmadır. Genel olarak birkaç mikrometre büyüklüğünde olan bu bakteriler çeşitli şekillerde mevcuttur. Bazı bakteriler spiral şeklinde bazıları, küresel şekilde, bazıları da virg Bakteri türleri, Bakteri tek hücreli bir organizmadır. Genel olarak birkaç mikrometre büyüklüğünde olan bu bakteriler çeşitli şekillerde mevcuttur. Bazı bakteriler spiral şeklinde bazıları, küresel şekilde, bazıları da virgül şeklindedir. Yer yüzünün her ortamında bakteri mevcuttur. 

Bakterilerin olduğu yerler
  • Toprak,
  • Okyanus derinlikleri,
  • Deniz suyu,
  • Hayvanların bağırsakları,
  • İnsan dersi,
  • Yer kabuğu, 
  • Radyo aktif atıklar,
  • Asitli sıcak su kaynakları bakteriler varlığını sürdürdüğü yerlerdir. Bazı bakteri türleri büyüyebilen yapıdadır. Genel olarak sadece toprakta bulunan bakteri miktarı kırk milyon civarındadır. Dünyada ortalama olarak nonilyon kadar bakteri varlığını sürdürür. 
Bakteriler gıdaların geri dönüşümü için hayati bir önem taşır. Gıda döngülerinde oluşan çok önemli adımlar arasındadır. Atmosferden azot fiksasyonu olayı da bakterilere bağlıdır. Ancak dünyada bulunan bakterilerin tamamı henüz tanımlanamamıştır. Bakterilerin sadece yarısı kadarı laboratuvar ortamlarında kültürlenebilmiştir. Bakterileri araştıran ve sadece bakterilere özgü bir bilim dalı olan bilim bakteriyolojisi vardır. Bu bölüm mikrobiyolojinini bir dalı olarak tanımlanmıştır. 

Bakteri türleri, içerisinde insan vücudunda olan bakteriler bir insandaki hücre sayısının on katı civarındadır. Bu bakteriler özellikle sindirim sisteminde ve deride mevcuttur. Bu bakterilerin çoğunluğu bağışıklık sistemini güçlendirici yani dost bakteri özelliği taşımaktadır. Ne kadar dost bakteriler olarak insan vücudundaki bakterileri nitelendirsek de içlerinde zararlı olanları da vardır. Bunlardan bazıları da patojen bakterilerdir. Bu bakteriler enfeksiyonel durumlara neden olabilir. 

Enfeksiyon üreten bakterilerin yaptığı hastalıklar arasında, şarbon, frengi, cüzzam, kolera ve veba başta gelir. En yaygın ve ölümcül olanı ise veba hastalığıdır. Solunum yolu enfeksiyonu olarak bilinen veba dünyada yaklaşık olarak iki milyon insanın canını almıştır. 

İshal Ve Mide BulantısıBakteri türleri
  • Arkeabakteriler,
  • Öbakteriler şeklinde ikiye ayrılır.
Birde bakteriler kendi içlerinde şekillerine ve boylarına göre kendi içerisinde bir ayrışma gösterir. Şekillerine göre boyları enlerinden daha uzun olan bakterilere bacillus denir. Yuvarlak olan bakterilere ise coccus denir. Coccus bakteriler kendi içerisinde gruplara ayrılır. 
Bunlar; Diplokok bakteriler, monokok bakteriler, Streptekok bakteriler, Stafilakok bakteriler olarak isimlendirilmiştir. 

Şekillerine göre bakteriler
  • Basil ve çubuk şeklinde olan bakteriler,
  • Spiral şeklini almış bakteriler,
  • Yuvarlak bakteriler,
  • Vibrio yani virgül şeklindeki bakterilerdir.
Oksijen durumuna göre bakteriler
  • oksijenli ortamda yaşayan bakteriler,yani aerob bakteriler,
  • Geçici anaerob bakteriler,
  • Geçici aerob bakteriler,
Anaerob bakteriler oksijensiz ortamda yaşayan bakteriler

Beslenme şekline göre bakteriler
  • Ototrof bakteriler,
  • Hetetrof bakterilerdir.
Bakterilerin yapısı her birinde farklı şekildedir. Bakteriler prokaryot hücreler olduğundan, hücre etrafını saran iki tip örtü tabakası vardır. Bakterilerin içlerinde hücre zarı onun üzerinde ise kalın hücre duvarı protein, karbonhidrat ve yağdan meydana gelir. Bakterilerde diğer çekirdekli hücrelerdeki gibi zar ile çevrili bir çekirdekleri yoktur. Kalıtım maddesi DNA dan yapılmıştır. Çekirdek sahası denen yerde DNA'sı vardır. Bakterilerden sadece çok az bir kısmı ototroftur. Geriye kalanların organik madde sentezle olanları hariç hetetroftur. Bakteriler türleri, bakımından oldukça çok ve k]]> İdrarda Bakteri https://www.bakteri.gen.tr/idrarda-bakteri.html Mon, 19 Nov 2018 13:59:03 +0000 İdrarda bakteri, günümüzde özellikle çocuklarda çok sık karşılaşılan durumlardan biridir. Çok fazla sayıda nedeni olan bu durum genellikle sürekli olarak ilerleyen bir problem olduğu için kesinlikle tedaviye ihtiyaç duyulan b İdrarda bakteri, günümüzde özellikle çocuklarda çok sık karşılaşılan durumlardan biridir. Çok fazla sayıda nedeni olan bu durum genellikle sürekli olarak ilerleyen bir problem olduğu için kesinlikle tedaviye ihtiyaç duyulan bir hastalıktır. Özellikle sorunun çocuklarda yaygın olarak görülmesi, tedavilerin bekletilmemesi gerektiğinin göstergesidir. İdrarda bakteri, sorunu erkeklere göre kadınlarda daha fazla görülmektedir. Bu sorun beraberinde birçok belirti getirdiği için genellikle kişiler istemese bile bu durumun farkına varacaktır. Meydana gelen bazı belirtiler olsa bile bu belirtiler genellikle diğer hastalıkların belirtisine benzer. Bu nedenle belirtilere bakarak kişide idrarda bakteri probleminin varlığı net olarak anlaşılamaz. İdrarda bakteri problemi fark edildiğinde ve beraberinde tedavi edildiğinde en fazla birkaç gün içerisinde ortadan kalkmaktadır. Fakat günümüzde insanlar bu durumu çok fazla önemsemedikleri için genellikle sorun oldukça büyür ve kişilerde mesane sorunlarına zarar verecek kadar ilerler. Bu nedenle idrarda bakteri her ne kadar küçük bir hastalık gibi görülse bile aslında acilen büyümeden tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Tıbbi olarak doktorlar, genellikle idrarda bakteri sorunu için kişilere antibiyotik tedavileri uygulamaktadır. Bu tedaviler çok hızlı bir şekilde bakterilerin ölmesine neden olduğu için tedavi süreci oldukça kısadır. İdrardaki bu bakteriler, normalde vücut tarafından hızlı bir şekilde atılır. Fakat bazen vücudun savunma sistemi bu bakterilere karşı savunmasız kalır ve bakteriler kişiye zarar verir. Bu durumda idrarda bakteri varlığı anlaşılabilir. 

İdrarda bakteri sorunu insanlar arasında idrar yolu enfeksiyonu olarak bilinmektedir. Bu durum daha önceden de belirttiğimiz gibi çocuklarda çok fazla görülür. Bunun nedeni ise çocukların vücut sisteminin, zararlı bakterilere karşı, yetişkinlere göre çok daha savunmasız olmasıdır. İdrarda bakteri probleminde sorun tedavi edilmediği sürece insanlarda ilk olarak idrar kanallarını ve daha sonra ise mesaneyi kapsar. Bu bölgelerde bakteriler arttıkça kişide meydana gelen belirtiler de artar. Eğe sorun tam olarak çözülmez ve çözümü geciktirilirse sorun üretra adındaki kanallara bile zarar vererek kişilerde sorunların ortaya çıkmasına neden olur. 

İdrarda Bakteriİdrarda bakteri oluşumunun nedenleri
  • Bakterilerin idrar kanallarına ulaşmasına neden olan en önemli etken, kişilerin tuvalet temizlikleri sırasında kullanmış oldukları tuvalet kağıtları ve diğer malzemeler ciddi olarak bakterilerin yayılmasına neden olur. Yetişkinlerde bu nedene bağlı olarak idrarda bakteri sorunu görülür.
  • Çocuklarda ise genellikle vücudun bağışıklık sistemine bağlı olarak idrarda bakteri sorunu meydana gelir. Bağışıklık sistemi oldukça zayıf olan çocuklarda bakteriler hızlı bir şekilde üreyerek sorunlara neden olur. 
  • Bu durumun bir diğer nedeni ise genital hijyendir. Bazı insanlarda genital bölgelerin hijyenine çok dikkat edilmez. Bu durumda genital bölgelerdeki bakteriler iç çamaşırına yayılarak buradan idrar kanallarına geçer. Sorun özellikle kadınlarda yaygındır. Çünkü kadınlarda bakterilerin bulaşacağı yüzey alan erkeklere göre biraz daha geniştir. 
  • Sık karşılaşılan bir diğer neden ise insanlarda görülen böbrek taşlarıdır. İdrar yollarının tıkanmasına neden olarak buralarda bakteri oluşumuna neden olan böbrek taşları, alınmadığı sürece bu gibi durumlara neden olabilmektedir. Bunların dışında insanlarda kabızlık, mesanenin tam boşaltılmaması, tüketilen yiyecek ve içecekler, yaşanılan alan gibi etkenler idrarda bakteri sorununa neden olmaktadır. 
İdrarda bakteri sorunu için neler yapılabilir

Bol bol su içmek, kişisel hijyeni arttırmak, gaz yapan yiyeceklerden ve aynı zamanda baharatlı yiyeceklerden kaçınmak, kabızlığın ortaya çıkmamasını sağlamak, sigara veya alkol gibi ürü]]> Bakterilerin Sınıflandırılması https://www.bakteri.gen.tr/bakterilerin-siniflandirilmasi.html Tue, 20 Nov 2018 13:30:15 +0000 Bakterilerin sınıflandırılması biyoloji kapsamında epeyce ciddiye alınan bir vaziyettir. Guruplandırılmış bakteriler türlerine, şekillerine ve yapılarına göre çeşitli biçimlerde sınıflandırılmıştır. Bu sayede sı Bakterilerin sınıflandırılması biyoloji kapsamında epeyce ciddiye alınan bir vaziyettir. Guruplandırılmış bakteriler türlerine, şekillerine ve yapılarına göre çeşitli biçimlerde sınıflandırılmıştır. Bu sayede sınıflandırılmış olan bakterilerin analiz edilmesi ve öğretilmesi benzeri durumlar basit bir biçimde yapılabilmektedir.   
 
Biçimlerine Göre Bakteriler 

Küre şeklindeki bakteriler: Bu bakterilerin ismi biyolojide "coccus" olarak değerlendirilmiş ve bu bölgede doğrudan bu ismi ile hitap edilmektedir. Coccus bakteri çeşidi hem kendi başına hem de toplanmış bir biçimde yer aldıkları ortamda hayatını sürdüren bakterilerdir. Biçimlerinin küre olması bu bakterilerin bakteri sınıflarında farklı bir sınıf oluşturmasında yeterli olmaktadır.  

Çubuk şekilli bakteriler: Bu bakterilerin ismi ise biyoloji biliminde "bacillus" olarak bilinmektedir. Bakteri kategorisinde sınıfını çubuk biçiminde olmasından alan bu bakteriler zor bir biçimde ortadan kaldırılan ve epeyce inatçı bir türdür. Öyle ki verem hastalığı ya da tifo hastalığı benzeri son derece riskli hallerin sebebi bu bakterilerdir.  

Spiral şekilli bakteriler: Spirillum ismi ile biyolojide bulunan bu bakteri tekrardan şekillerine göre sınıflandırılmış bir bakteri türüdür. Son derece kıvrımlı bir yapısı bulunur ve uçlarında 2 kamçısı yer alır. Çok tehlike yaratmaz ama çoğaldığında çeşitli sorunları ortaya çıkarabilir. 

Virgül şekilli bakteriler: İsmi "vibrio" durumda olan bu bakterilerin şekli virgül şeklindedir. Bugün görülebilen hastalıklar içinde korea hastalığında çok önemli etkisi olmaktadır. 

Beslenme Biçimlerine Göre Bakteriler              

Ototrof Bakteriler: Ototrof bakteriler aralarında fotosentez yapanlar ve kemosentez yapanlar olarak 2 çeşitli gurupta incelenmektedir. Bu bakteriler inorganik maddeler içerisinden organik madde sentezleyebilen bir özelliğe sahiptir. 

Hetotrof Bakteriler: Hetotrof bakteriler aralarında üç farklı grupta incelenmektedir; 

Satrofit (çürükçül) bakteriler: Ölü organizmaların ayrıştırılmasında çok ciddi etki gösteren bu bakteriler nebat ve organik atıkları besin olarak faydalanarak ayrışarak toprağa karışmasını sağlarlar. Ekolojik dengenin korunabilmesi bakımından çok önemli vazifeleri olan bu bakteriler bugün faydalı bakteriler olarak bilinmektedir.   

Parazit Bakteriler: Bu bakterilerin besinleri sindirebilen enzimleri bulunmamaktadır. Bu sebeple bir başına yaşamaları fazla olası değildir. Besinleri sindirebilen enzimleri mevcut olmayan bu bakteriler çeşitli organizmalar ile beraber yaşamaktadır.  

Mutualist Bakteriller: Bu bakteriler bugün pek çok ciddi sağlık sorununun görülmesinin nedeni durumda olan hastalıkların üstünde yer almaktadır. Bu bakterilerde çeşitli organizmalar olmadan yaşayamadığı amaçlı genelde öbür organizmalarla beraber yaşarlar. İnsanlarda ise kalın bağırsak içinde son derece çok görülmektedir. 

Solunum Biçimlerine Göre Bakteriler 

Bu gurupta yer alan bakteriler solunum şekillerine bakarak çeşitli biçimlerde sınıflandırılmıştır. Üç çeşitli biçimde sınıflandırılmış durumda olan bu bakteriler sırası ile şu  biçimde incelenebilir.  

AerobikBakterilerin Sınıflandırılması Bakteriler: Yalnızca oksijen bulunan ortamlarda yaşarlar ve oksijensiz ortamlarda çok az bir zamanda hayatını yitirirler. Bu bakterilerde mezozom yer alır. Benzer zamanda verem hastalığının oluşumunda önemli tesirleri bulunur. 

Anaerobik Bakterile]]> Bakterilerin Genel Özellikleri https://www.bakteri.gen.tr/bakterilerin-genel-ozellikleri.html Wed, 21 Nov 2018 06:11:13 +0000 Bakterilerin genel özellikleri konusuna girmeden kısaca bakterileri tanımak gerekir.  Bakteriler monera alemini yaratan prokaryot canlıların en sık ve en fazla bilinmekte olan sınıfıdır. O derece yaygındır ki dünyamızda bak Bakterilerin genel özellikleri konusuna girmeden kısaca bakterileri tanımak gerekir.  Bakteriler monera alemini yaratan prokaryot canlıların en sık ve en fazla bilinmekte olan sınıfıdır. O derece yaygındır ki dünyamızda bakterinin bulunmadığı yer yoktur diyebiliriz. En çok fazla organik atıkların bol yer aldığı yerlerde ve sularda yaşarlar. Bununla birlikte, -90 derecelik buzullar içerisinde ve +80 derecelik kaplıcalarda yaşayabilen bakteri türleri de bulunur. Hava ve su damlacıkları aracılığıyla çok fazla uzak mesafelere taşınabilirler. Bakteriler deneysel olarak ilk kez 17. asırda bakterileri gözlemleyebilen ve onların şekillerini anlatan Antoni Van Lövenhuk olmuştur.  

Bakterilerin Genel ÖzellikleriBakterilerin genel özellikleri 
  • Tek hücreli prokaryotik canlılardır. 
  • Mikroskop yardımıyla gözlenebilirler. 
  • Büyüklükleri 0,1 mikro metre ile 10 mikro metre içinde değişir. 
  • 3500 milyon seneden daha uzunca zamandır yeryüzünde var oldukları bilinmektedir. 
  • O derece yaygınlar ki bu gün dünyamızda bakterinin bulunmadığı yer yok diyebiliriz. 
  • Gökyüzü ve su damlacıkları ile uzak mesafelere taşınabilirler. 
  • -90 ile 80 santigrat derece içinde yaşarlar. 
  •  Deneysel olarak ilk kez 17.yy' da Antoni Van Lövenhuk bakterileri gözleyerek onların şekillerini açıklamıştır. 
  • Boyutları normal boyuttaki ökaryot hücrelerin mitokondrileri kadardır 
  • Enzim sistemleri bulunur, orijinal metabolizmaları bulunur. 
  • Nucleus ve zar sistemlerine ilişkin organeller bulunmaz. 
  • yönetici molekülü DNA dır ve nuclear bölgede çıplak olarak bulunur. 
  • Protein, yağ ve karbonhidrat içerir hücre çeperi bulunur. 
  • Bazılarında kapsül bulunur. 
  • Sitoplazmada DNA, RNA, ribozom, poli ribozom, glikojen ve yağ damlacıkları bulunur. 
  • Hücre zarları kıvrımlarından oluşmuştur mesezom ve tilakoid taşıyanlar bulunur. 
  • Mesezom, oksijenli solunum Enzimleri taşırlar. 
  • Tilakoid, klorofil taşırlar. 
  • Flagellum(kamçı) taşıyanlar etkin hareketlidir. 
  • Tek ya da koloniler şeklinde yaşarlar.    
Bu nedenle bakterilerde bariz tek mitoz ayrılma görülmez. Kalıtım maddesi çekirdek sahası olarak adlandırılan bölümde halka biçiminde çıplak DNA molekülünden ibarettir. DNA'nın uzunluğu bakterinin boyundan aşağı yukarı 500 kat büyüktür. 
Bakterilerin çoğu kamçı olarak adlandırılan uzantılara da sahiptir. Kamçılar, bakterilere suda etkin hareket olanağı sağlar. Yuvarlak bakterilerde kamçı meydana gelmediği için hareketleri pasiftir. Kamçı, bacillus ve spirillum tipi bakterilerde görülmektedir. Kamçılar bakterinin her yerinden çıkabilir, sadece ucundan demet şeklinde de çıkabilir. Bazıları da tek kamçıya sahiptir. Bakteriler, toz parçacıklarına ya da su damlacıklarına tutunarak havada ve suda uzak mesafelere taşınabilirler. 

Bakterilerde metabolik vakaları tertip eden enzim sistemleri, öbür canlıların enzim sistemlerine çok fazla alternatif yapıdadırlar. Bakteriler tüm hayatsal olayların gerçekleştiği en basit canlı türüdür. Tümü mikroskobiktir, bir hücreli yapıdadır. Büyüklükleri normal ökaryotik hücrelerin mitokondrileri kadardır. Prokaryot hücrelidirler. Yeryüzünde en fazla yer alan canlılardır. Toprağın 5 metre derinliklerinden tatlı ve tuzlu sulara ölü nebat ve hayvan artıkları üstünden, dinamik hücreler gibi farklı alanlarda yaşarlar. Sadece basit organel var olan zarsız ribozom organelleri bulunur. Birtakım bakteri zarlarında solunum enzimleri mezozozm etrafında toplanmıştır. Hücre zarı haricinde hücre duvarı bulunur. Yapısı bitkilerdeki benzeri selüloz değil, aminoasit ve glikoz türevlerinden oluşmuştur, peptidoglikondan meydana gelir. Haploid kromozomludurlar. Hücre çeperi haricinde patojen türü bakterilerin yapılarında kapsül bulunur. Kapsüller bakteriyi fagositozdan korur. Ve yüzeye tutunmasını o]]> Koliform Bakteri https://www.bakteri.gen.tr/koliform-bakteri.html Wed, 21 Nov 2018 11:37:54 +0000 Koliform Bakteriler, gıda ve suların sağlıklı olup olamadığını gösteren göstergeç bakterilerdir. Tanımlarken çubuksu, gram negatif, 35-37 derecede laktoz fermente edip, asit ve gaz üretirler. Koliform bakteriler özellikle hayva Koliform Bakteriler, gıda ve suların sağlıklı olup olamadığını gösteren göstergeç bakterilerdir. Tanımlarken çubuksu, gram negatif, 35-37 derecede laktoz fermente edip, asit ve gaz üretirler. Koliform bakteriler özellikle hayvan dışkılarında bolca bulunurlar. Bunun dışında sulak arazilerde, toprakta, bataklık bölgelerde ve bitkilerde de bolca bulunurlar. Koliform bakteriler patojen değildir, yani kendileri hastalığa sebep olmazlar fakat çok kolay kültür oluştururlar. Özellikle dışkı alanlarında yaşayan koliform bakteriler kültür oluşturduklarında patojen hale geçebilirler. 

Koliform Bakteri Oluşturan Cinsler:
  • Citrobakter
  • Enterobakter
  • Echerichia
  • Hafnia
  • Klebsiella
  • Serratia
  • Yersinia
Koliform BakteriKoliform Bakterilerin Yaşamsal Alanları:

Zirai atıklar, bu gibi alanlarda yerleşen koliform bakteriler hızla üreyip kültür alanları oluşturur ve hızla patojen hale geçebilirler.

Kanalizasyon atıkları, özellikle echerichia türü bakteriler tamamen dışkısal alanlarda yaşadığı için en çok bu tür kanalizasyon alanlarında saptanır. Dışkı kaynaklı beslenme sağladığı için bulaşma durumunda patojen etki eder. 

Doğal yüzey sularının çeşitli atıklarla kontamine olması, bu gibi durumlarda koliform bakterilere uygun ortam hazırlanmış olur ve hızla yerleşip yayılım gösterirler.

Su veya gıda analizleri yapılırken belli bir miktarda koliform bakteriye rastlanması normal kabul edilirken, eser miktarda örnekte belirlenen parametrelerin üzerinde koliform bakteri tespit edilmesi durumunda, bölgede arındırma çalışması yapılması şarttır. Aksi halde endemik patojen salgınlara yol açılabilir. Su ve Gıda analizleri halk sağlığı labaratuvarı personelleri tarafından belli periyodlarla toplanır ve günlük ya da haftalık olarak tahlil edilir.
]]> Helikopter Bakterisi https://www.bakteri.gen.tr/helikopter-bakterisi.html Thu, 22 Nov 2018 09:29:42 +0000 Helikopter bakterisi, helikopter bakterisi çoğunlukla midede yaşayan bir bakteridir ve yeryüzünde yaşayan insanların yarısından fazlasında da bulunmaktadır. Bir çok bireyde herhangi bir belirti görülmez. Fakat bazı zararları ol Helikopter bakterisi, helikopter bakterisi çoğunlukla midede yaşayan bir bakteridir ve yeryüzünde yaşayan insanların yarısından fazlasında da bulunmaktadır. Bir çok bireyde herhangi bir belirti görülmez. Fakat bazı zararları olduğunuda bilmek gerekir. Bir çok kişinin yaşadığı mide ülseri rahatsızlığına sebebiyet vermektedir. Ayrıca sindirim sistemini bozmakta, kabızlık sorunlarının yaşanmasına sebep olmaktadır. Çok nadir yaşanılıyor olsa bile mide kanserine de neden olabilmektedir. Helikopter bakterisi yediğimiz gıdalardan direk olarak vücudumuza girebilmektedir. Yıkanmadan yenilmiş bazı yiyeceklerden, kirli tüketilen gıdalardan vücuda geçmesi çok kolaydır. Helikopter bakterisi aynı zamanda bulaşıcı bir bakteridir. Kusma, tükürme ve dışkı yollarına temas edilmesi halinde bir bireyden diğerine geçebilmektedir. Helikopter bakterisi mide de yaşanacak bazı iltihaplanmalara da sebep olabilmektedir. 

Helikopter bakterisinin belirtileri, 

Helikopter bakterisi gastrit sorunu yaşayan kişilerde fazla bir belirti göstermez fakat gastrit sorunu yaşamayan kişilerde daha önemli sorunlara sebep olabilmektedir. Buna örnek olarak mide ülserini ve oniki parmak bağırsağı ülserini verebiliriz. Mide de ki ülser rahatsızlığı herkeste aynı belirtiler ile kendini göstermeyebilir. Bazı kişilerde çok şiddetli geçerken, bazı kişilerde ise daha hafif hatta bazen acı hissinin olmadığı da bilinmektedir. 

Helikopter BakterisiMide ülseri yaşayan kişilerde görülen bazı sağlık problemleri,
  • Karında yaşanılan ağrı,
  • İştahsızlık,
  • Baş ağrısı,
  • Yorgunluk,
  • İsgal,
  • Midede ağrıma,
  • Aşırı geğirme,
  • Az yemek yeme - iştahsızlık,
  • Nefes kokusunun ağırlaşması
  • Mide de şişkinlik hissetme. 
Helikopter bakterisini önleyebilmek için, stresten uzak durmak gerekiyor. Kişisel temizliğe önem vermek ve sigara içmemek gerekiyor. Alkollü içecekler kullanılıyorsa, bu tür içeceklerden uzak durulmalı ve ayrıca kahve tüketimi bitirilmelidir. 
Helikopter bakterisi nasıl tedavi edilir, helikopter bakterisi tedavisinde kullanılan iki çeşit antibiyotik bulunmaktadır. Bu iki ilaç aynı anda tüketilmelidir. Eğer gerek duyulursa asit düzenleyici ilaçlar da ek olarak kullanılabilir. Helikopter bakterisi teşhisi kan testleri, dışkı testleri ve nefes testleri ile konulmaktadır.
]]>
Ototrof Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/ototrof-bakteriler.html Fri, 23 Nov 2018 09:09:40 +0000 Ototrof Bakteriler,  Yaşamlarını sürdürebilmek amacı doğrultusunda gereken bileşikleri, ışık enerjisi ve kimyasal enerji kullanarak inorganik bileşiklerden  sentezleyen bakteri türüne ototrof bakteriler denir. Yani bu ba Ototrof Bakteriler,  Yaşamlarını sürdürebilmek amacı doğrultusunda gereken bileşikleri, ışık enerjisi ve kimyasal enerji kullanarak inorganik bileşiklerden  sentezleyen bakteri türüne ototrof bakteriler denir. Yani bu bakteriler kendi besinlerini kendileri üretebilirler. Bu ototrof canlılar inorganik  yani organik olmayan bileşikleri kullanarak organik bileşikler denilen uzun ve uzun olduğu kadar da karmaşık molekül zincirlerini üretirler.  Ototrof bakterilerin yalnızca birkaç türü fotosentez yapabilirler. Foto-sentetik bakterilerin yeşil bitkilerden farklı bir yapıda olan bir çeşit  pigmentleri vardır. Yeşil bitkilerin neredeyse hepsinde klorofiller kloroplast içerisinde toplanmış olsa da bakterideki pigment hücre  sitoplazmasına dağılmış vaziyettedir. başka ototrof bakteri türleri ise organik bileşikleri sentezlemek için gereken enerjiyi hidrojen, demir ve  kükürt gibi organik olmayan maddelerin oksidasyonundan yani yükseltgenme denilen kimyasal tepkimesinden elde edilir. 

Ototrof Bakteriler Ototrof bakterilerin özellikleri
  • Işık enerjisini kimyasal enerjiye çeviren yeşil bitkiler ototroftur.
  • Organik bileşik sentezinde gereksinim duydukları güneş enerjisi ve kimyasal enerji yoluyla elde ederler.
  • Oksidasyon enzimleri yoluyla oksitlendikleri inorganik maddelerden var ettikleri bakteriler kemoototrof bakterilerdir. Kemoototrof bakteriler kendi besinlerini kemosentez yaparak üreten bakterilerdir. Klorofil ve de kloroplasta sahip değillerdir. 
  • Klorofilli bakteriler, kloroplast taşıyan protistalar ve mavi-yeşil algler gibi canlıların yapılarında klorofil bulunur ve ışık enerjisi sayesinde organik besin sentezleyen fotootrof canlılardır.
  • Ototrof canlılar protein, karbonhidrat, yağ ve vitamin gibi organik molekülleri kendileri üretir. 
  • Ototrof canlıların hepsi karbondioksit (CO2) üretir. 
Fotosentez yapan ototroflara örnek olarak; mavi-yeşil algler, su yosunları ve bazı bakterileri verebiliriz. Kemosentez yapan ototroflara ise nitrifikasyon bakterileri, kükürt bakterileri verilebilir.
]]>
Virüs Ve Bakterilerin Neden Olduğu Hastalıklar https://www.bakteri.gen.tr/virus-ve-bakterilerin-neden-oldugu-hastaliklar.html Fri, 23 Nov 2018 23:18:04 +0000 Virüs ve bakterilerin neden olduğu hastalıklar, çok çeşitlidir, bunların arasında ölümcül olanı da vardır. Virüslerin kendiliğinden metabolizmaları yoktur ve çok küçüktürler. Ayrıca antibiyotiklerin virüsler üzerinde Virüs ve bakterilerin neden olduğu hastalıklar, çok çeşitlidir, bunların arasında ölümcül olanı da vardır. Virüslerin kendiliğinden metabolizmaları yoktur ve çok küçüktürler. Ayrıca antibiyotiklerin virüsler üzerinde bir etkisi yoktur. Bu nedenle kendi başlarına üreyemezler. Bakterilerde ise, antibiyotik kullanılarak bakteriyel enfeksiyonlar tedavi edilebilir. Tek başına bir hücreden oluşan, yaşayan bir organizmadır. Herhangi ortamda kendi kendine hayatta kalabilir. Virüs ve bakterilerin neden olduğu hastalıklardan bazıları şunlardır.

Kuduz: Hayvanın ısırmasıyla ve salyasının insan vücuduna herhangi bir sıyrıktan girmesiyle, kana karışmasıyla ortaya çıkan öldürücü ve bulaşıcı bir hastalıktır.Kuduz, beyni etkileyen virüsler tarafından meydana gelmektedir. Rabies virüsü kuduz hastalığının en büyük etkenidir. Uygun şartlarda bu virüs yıllarca stabil kalabilir. Ve uygun ortam bulduğunda vücut dışında da canlı kalabilir. Herhangi bir ısırık olmadan insanlara ve hayvanlara bulaşabilir. Genellikle hastalığa yalanan hayvanların tükürüğüyle bulaşır.

Belirtileri: Hayvanın ısırdığı yerde renk değişimi, ağrı, ağızdan fazla salya akması, deri duyarlılığı ve sakin durumda iken öfkelenmedir.

Kızamık: Bu hastalığın nedeni Mikrovirüs grubundan olan virüslerdir. Bu virüsler örneğin hapşırma sırasında yayılabilecek olan mikropların solunum yoluyla içe çekilmesi ile geçebilir.

Belirtileri: Öksürük, ateş, şişmiş gözler, yanma, boğaz yanması, ciltte kızarmalar, kırmızı lekelerdir.

Soğuk algınlığı: İnsanlarda virüslerin neden olduğu en sık rastlanan hastalık soğuk algınlığıdır. Özellikle gençlerde ve çocuklarda bu virüs iltihabı sık görülür. Soğuk algınlığının nedenleri; bağışıklık durumu, üşüme, yorgunluk, burun tıkanıklığı, beslenme ve vitamin eksikliği, böbrek, karaciğer, şeker hastalığı gibi genel hastalıklardır. Kişilerin direnci düştüğü zaman bulaşıcı virüslere maruz kaldığında enfeksiyon ortaya çıkar. Soğuk algınlığını genellikle bakteri enfeksiyonu takip eder.

Virüs Ve Bakterilerin Neden Olduğu HastalıklarBelirtileri: Hapşırmak, sulanan gözler, tıkalı burun, öksürük, boğazda yanma, hafif ateş ve beraberinde titremeler, vücutta kırgınlık ve baş ağrısıdır.

AIDS: Bu hastalık insan vücudunun immün sistemini yok eder. Hastalığın sebebi HIV virüsüdür. Bu virüs; damardan kirli iğnelerle yapılan iğneler, cinsel ilişkiler ve anneden çocuğa bulaşır.

Belirtileri: Uzun süren açıklanamayan yorgunluk, gece terlemesi, açıklanamayan kilo kaybı, on günden daha uzun süren ateş, nefes darlığı, ağızda mantar enfeksiyonu, kolay yaralanma, ilerleyen üşütme, zihinde karışıklık ve sonunda komadır.

SARS: Ağır hastalık oluşturan, aniden başlayıp gelişen, ilk olarak solunum yolları ve akciğerleri tutan bir enfeksiyon hastalığıdır. Öksürük ve hapşırmayla bulaşır. Bu virüs akciğere ve solunum yollarına yerleşir.

Belirtileri: Üşüme ve titreme, soğuk terleme, 38 derecenin üzerinde yüksek ateş, genel bir rahatsızlık hali, vücut ağrıları, kuru öksürük, solunum zorluğu, baş ve boğaz ağrısıdır. Bazı hastalarda ise; burun akıntısı,balgam çıkarma, sersemlik hali, kusma, bulantı ve ishal görülebilir.

Uçuk: Çok yaygın bir hastalıktır. Uçuk virüsü sinir hücrelerine yerleşir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı anda etkin hale geçer. Uçuk virüsü bulaşıcıdır.

Belirtileri: Cildin kabarık, tek veya grup halinde küçük sıvı dolu sivilceler, çevresi kırmızı ortası sarı veya beyaz olan yaralardır.
]]>
Salmonella Bakterisi https://www.bakteri.gen.tr/salmonella-bakterisi.html Sat, 24 Nov 2018 19:05:29 +0000 Salmonella bakterisi, Amerikalı patolog Daniel Elmer Salmon'a atfen bu şekilde adlandırılmıştır. Fakat Salmonella bakterisini ilk keşfeden onun ortağı Theobald Smith'tir. Salmonella Gram-negatif türde bir bakteridir. Salmo Salmonella bakterisi, Amerikalı patolog Daniel Elmer Salmon'a atfen bu şekilde adlandırılmıştır. Fakat Salmonella bakterisini ilk keşfeden onun ortağı Theobald Smith'tir. Salmonella Gram-negatif türde bir bakteridir. Salmonella bakterisi Avrupa yılda yüz bin kişiyinin hastalanmasına neden olan bakteriyel bir ajandır. Belirtileri genellikle ishal, yüksek ateş ve şeklinde karın ağrısıdır. Salmonella genellikle birçok evcil yada yabani hayvanın bağırsaklarında bulunur. Bu da başta tavuk ve hindi eti, yumurta, inek eti olmak üzere çoğu gıda maddesindeki enfeksiyonun kaynağıdır. Çabuk üreyen bu bakterinin 150'den fazla çeşidi bulunmaktadır.

Salmonella BakterisiSalmonella bakterisi nasıl bulaşır

Salmonella bakterisinin hayvanlardan insanlara bulaşma şekli uygun şekilde işlenip pişirilmemiş etlerdir.Bu gıdaların daha güvenli hale gelmesini sağlamak için hayvansal ürünlerdeki Salmonella miktarının azaltılması gerekmektedir. Salmonella bakterisi ortalama 12-72 saat arasında kendini belli etmektedir. Genellikle bir hafta içerisinde tedaviye gerek kalmadan geçmektedir. Bazı hastalarda hastahaneye kaldırılma yada antibiyotik başlanması gerekebilmektedir. Salmonella'dan korunabilmek için özellikle çiğ et ürünleri yada çiğ yumurta ile temastan sonra başka bir ürüne temas edeceksek, ellerimizi yıkamalıyız. Çiğ ürünlere dokunduktan sonra kesinlikle ağzımıza dokunmuyoruz. Salmonella bakterisi 70 derecede ölmektedir. O yüzden yiyeceklerin iyice pişmesine dikkat ediyoruz. Tabi eti az pişmiş yemek isteyenler kendi düşünsün. Çiğ ürünler ile pişmiş ürünleri aynı tezgahta doğramayın. Salmonella küçük çocuklar, yaşlılar yada bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde öldürücü olabilmektedir. Salmonellanın neden olduğu hastalıkların en hafifi gıda zehirlenmesi, en ağırı ise Tifo olarak bildiğimiz rahatsızlıktır. Yiyeceklerin saklama koşulları da çok önemlidir. Örneğin soğuk ortamda beklemesi gereken bir gıdanın sıcak ortamda bekleyerek tarihi geçtiyse üzerindeki Salmonella bakteri sayısı hızla artacaktır. O yüzden çiğ yumurta kabuğuna dokunduktan, tavuk sevdikten yada dışarıda bir hayvanı sevdikten sonra mutlaka ellerimizi yıkıyoruz. 
]]>
Rhizobium Bakterileri https://www.bakteri.gen.tr/rhizobium-bakterileri.html Sun, 25 Nov 2018 15:00:24 +0000 Rhizobium Bakterileri, çubuk şeklinde, gram negatif, genel olarak aerobik metabolizmaya sahip olmakla beraber, çok düşük oksijen ortamında da gelişebilen bakterilerdir. Rhizobium, baklagillerle ortam yaşam sürerek azot biriktirm Rhizobium Bakterileri, çubuk şeklinde, gram negatif, genel olarak aerobik metabolizmaya sahip olmakla beraber, çok düşük oksijen ortamında da gelişebilen bakterilerdir. Rhizobium, baklagillerle ortam yaşam sürerek azot biriktirmeye yarayan bakteri kategorisi olarak adlandırılmaktadır. Rhizobium baktarileri havanın azotunu alır, albüminoite dönüştürür; baklagiller bitkisi bunu soğurur, karşılığında bakterinin glüsit ihtiyacını karşılar. Gelişme sıcaklıkları en az 25-30 derece, gelişme PH'leri 6-7 arasındadır. 

Rhizobium Bakteriler, Rhizobiaceae familyasına dahildirler. Bu bakteriler genetik olarak farklı, fizyolojik olarak heterojen bir grubu oluştururlar. Rhizobium cinsine giren bakterilerin ayrımları henüz tamamlanmamıştır. Esas olan ayrım baklagil çeşitlerinde nodül oluşturma yeteneğidir.

Rhizobium Bakterilerinin çeşitli baklagillerle nodül oluşturmaları başka bir diğer deyişle bakteri çeşitlerini enfekte etme özellikleri spesifiktir.

Toprak bakterileri, Legiminosae familyasına bağlı bitkilerin köklerinde bulunan yumrular içinde yaşarlar. Baklagil bitkisi bakterilerde bulunan bu nitrogenli bileşiklerin nitrogeninden faydalanır. Bakteriler de kendileri için lüzumlu olan bazı organik maddeleri bitki öz suyundan alırlar.
Baklagillerin bulunduğu toprakta Rhizobium bakterileri bulunduğu takdirde bunlar köklere etki ederek, baklagiller bitkisinin havadaki azotu bağlamasını sağlarlar. Bu şekilde bulunan bitki kökleri içinde yumrular bulunaktadır. Bu bakteriler yılda dönüm başına 15-20 kg'a kadar saf azot bağlayabilirler.

Rhizobium Bakterileri, baklagillerle simbiyotik olarak yaşayarak toprağa fikse ettikleri azot miktarı ortalama 200 kg/ha/yıldır. Bu miktar; baklagiller bitkisi iyi bir gelişme gösterirse, azot fikse etme gücü yüksek şuş ile simbiyotik yaşama girerse toprak azotlu gübre bakımından noksan ise 500 kg/ha/yıl değerine kadar çıkabilmektedir.

Simbiyotik yaşam, iki canlının bir arada yaşamaları ve her ikisinin de birbirlerinden yararlanmaları anlamına gelmektedir. Yani Rhizobium Bakterileri ancak birlikte yaşadıkları baklagiller bitkisi ile bir araya geldiklerinde azot fikse edebiliyorlar ve bu işlemi gerçekleştirebilmeleri için toprakta kullanılabilir azot miktarlarının oldukça düşük olması gerekiyor.

Rhizobium BakterileriSimbiyotik yaşam ile azot fikse eden bakteriler üç gruba ayrılmaktadır;
  • Baklagil bitkilerinin köklerinde yaşayan bakteriler,
  • Bazı bitkilerin yaprakların üzerinde yaşayan bakteriler,
  • Baklagil olmayan bitkilerin köklerinde ve üzerinde yaşayan bakterilerdir.
Aşağıdaki Rhizobium bakteri çeşitleri baklagilleri enfekte ederek nodül oluştururlar. Buna göre;
  • Rhizobium leguminosarum: Bezelye, mercimek
  • Rhizobium phaseoli: Fasülye
  • Rhizobium meliloti: Yonca
  • Rhizobium lupini: Bakla
  • Rhizobium cicer: Nohut
  • Rhizobium japonicum: Soya, börülce, yer fıstığı
  • Rhizobium trifoli: Üçgül
]]>
Bakteriler Alemi https://www.bakteri.gen.tr/bakteriler-alemi.html Sun, 25 Nov 2018 21:42:39 +0000 Bakteriler Alemi, Bakteriler, prokaryot canlıların en en çok bilinen grubudur.Tek hücreli mikroskobik organizmalardır. Bakteri hücresinde çekirdek zarı, mitokondri, endoplazmik retikulum golgi aygıtı ve lizozomlar bulunmaz. Sitoplaz Bakteriler Alemi, Bakteriler, prokaryot canlıların en en çok bilinen grubudur.Tek hücreli mikroskobik organizmalardır. Bakteri hücresinde çekirdek zarı, mitokondri, endoplazmik retikulum golgi aygıtı ve lizozomlar bulunmaz. Sitoplazma içerisnide DNA, RNA, ribozomlar, proteinler,glikojenler vardır. Oksijenli solunum yapan bakterilerde solunum zinciri hücre zarı ve sitoplazmada bulunur. Bazı bakteriler kamçıları sayesinde aktif hareket edebiliyorken bazıları ise pasif hareket ederler.

Bakterilerde Üreme,

Bakteriler eşeyli ve eşeysiz olarak iki şekilde üreme yaparlar.
  • Eşeysiz üreme: Bu üreme şekli enine bölünme sonucuyla oluşur. Bunun için öncelikle DNA kendini eşler sonrasında hücre zarı ve hücre duvarı orta kısmından karşılıklı olarak içeri doğru çökerek hücreyi ikiye böler. Bakteriler aleminde bu üreme sonucu genetik çeşitlilik oluşmaz.
  • Eşeyli üreme: İki birey pilus sayesinde birbirine bağlanır ve bir araya gelir. Sonrasında bu iki birey arasında kısa süreli bir sitoplazmik köprü oluşur. Bu köprü kullanılarak bir bireyden diğer bireye plazmit aracılığı ile gen aktarılır. Bu olaya da konjugasyon denir ve katıksal çeşitlilik sağlanır. Bakteriler aleminde çoğalmalar bu şekilde gerçekleşmektedir.
Bakteriler şekillerine ,oksijen ihtiyaçlarına, gram boyanma özelliği ve beslenme şekillerine göre gruplandırılır. 

Faydalı Bakteriler,

  • Zayıf kalmak: Cornell Üniversitesinde görevli bilim adamlarına göre, aşrı kilolu insanların sindirim yolundaki bakteriler farklı bir karışım şeklinde bulunuyorlar. Bakteriler, tam tahıllı gibi karmaşık karbonhidratların hazmedilmesine yardım ediyor. Bacteroides türleri, bağırsakta koloni oluşturan potansiyel patojenleri ayrı tutuyor ve bu şekilde ev sahibine faydalı oluyorlar.
  • Şeker hastalığını önlemeye çalışma: Geçen yıllarda Nature dergisinde yayınlanan ve Chicago Üniversitesinde yapılan araştırmalarda, sağlam bağırsak bakterisine sahip olmanın farelerde genetik olarak şeker hastalığı gelişimini önleyebildiği belirtiliyor. Fakat insanlarda şeker hastalığını önleyip önlemediği henüz tam olarak onaylanmadı.
  • Enfeksiyonu önleme: İyi bakteri katmanları bizi kötü olanlardan koruyor gibi görünüyor. Yapılan deneyler sonucunda, penis üzerinde yaşayan bazı bakterilerin sünnet yoluyla ortadan kalkmasının HIV'in taşınma olasılığını düşürdüğünü ortaya koymaktadır.
Gırtlak kanserini önleme: Helikobakter pilori, mide ve on iki parmak bağırsağının farklı alanlarında yerleşen bir bakteri çeşididir. Mide ülserinin temel nedeni olan bakteriyi, doktorlar antibiyotikle imha ediyorlar. Ama, Bunun yanında Hpylori bakterisinin faydalı etkisi de bulunuyor. Reflü hastalığı ve gırtlak kanserinin bazı türlerine karşı kişiyi koruyor. Bakteriler aleminde daha birçok faydalı bakteri bulunmaktadır. 

Bakteriler AlemiBakterilerin Zararları
  • Hastalıklara yol açan bakteriler insanlarda verem, zatürre, veba, üst solunum yolu enfeksiyonları, idrar yolu iltihabı, tetanos gibi hastalıklara yol açar.
  • Bakteriler besinlerin küflenmesine ve çok kısa zamanda bozulup çürümesine neden olurlar.
  • Su,yemek ve havada görülemeyecek kadar küçük canlılardır. Tek hücreli ve mikroskobik canlılar yararlı olanlardır bunlar yoğur ve sirke yapımında kullanılan B ve K vitamininin bağırsaklarda oluşmasını sağlayan organizmalardır.
  • Bakteriler çocuk felci, uçuk, AIDS, verem ve kızamık gibi hastalıklara yol açabilecek organizmalardır.
]]>
Saprofit Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/saprofit-bakteriler.html Mon, 26 Nov 2018 04:02:31 +0000 Saprofit Bakteriler, Bu tip bakteriler çürükçül veya leşcil bakteri sınıfında bulunurlar. Ölü organizma veya ölü organik maddeler üzerinde yaşam alanları kurup beslenir ve çoğalırlar. Yaşamlarına uygun ortam oluşturan öl Saprofit Bakteriler, Bu tip bakteriler çürükçül veya leşcil bakteri sınıfında bulunurlar. Ölü organizma veya ölü organik maddeler üzerinde yaşam alanları kurup beslenir ve çoğalırlar. Yaşamlarına uygun ortam oluşturan ölü hayvan insan veya bitki kalıntıları üzerine yerleşip çoğalır ve yaşam alanı oluştururlar.

Saprofit Bakteriler Nerede Nasıl Yaşar:

Saprofit Bakteriler, bakteri türlerinin çoğunluğunu oluşturan gruptur. Beslenme şekilleri ölü organ veya organizmalar üzerinde sıvısal alanlarda gerçekleşir. Genellikle ölü bitki veya hayvan leşlerinin üzerine yerleşir burada yayılma gösterirler. Amino asit veya glikoz alanında zengin ortamlara yerleşip beslenme yaptıklarından bulundukları ortama gaz salgılarlar ve buna kokuşma denir ve bulundukları ortamlarda hızlı çürüme  gerçekleştirirler.

Saprofit bakterilerin bazı türleri sütün mayalanması veya peynirin mayalanması gibi alanlarda özellikle kullanılır. Saprofit bakteriler yaşam ve beslenme şekilleri açısından doğal denge ve tabiatın yaşamının devamında önemli rol oynamaktadırlar.

Saprofit BakterilerSaprofit Bakterilerin Görevleri:
  • Organik atıkları ayrıştırarak inorganik maddelere dönüştürürler. 
  • Bazı bakteri ve mantar türleri saprofitdir. Bu durumda leşcil ortam temizliğinde önemli görevleri vardır.
  • Topraktaki organizmaların ayrıştırılmasını sağlarlar.
Saprofit Bakterilere Örnekler:

Saprofit bakterilere en yaygın örnek olarak; kır mantarları, küf mantarları, maya mantarları gösterilebilir. Bu tip mantarlar ekmek yapımında, yoğurt yapımında, peynirin mayalanmasında, şarap yapımında v.b. kullanılabilirler.
]]>
Et Yiyen Bakteri https://www.bakteri.gen.tr/et-yiyen-bakteri.html Mon, 26 Nov 2018 19:35:23 +0000 Et Yiyen Bakteri olarak bilinen ''Nekrotizan Fasiit'' bakterisi, başta hastanelerden olmak üzere çeşitli yollarla bulaşabiliyor. Deri altına yerleşen bu bakteri, yerleştiği deri altında bölgesinde derin yaralar açıyor ve kemi Et Yiyen Bakteri olarak bilinen ''Nekrotizan Fasiit'' bakterisi, başta hastanelerden olmak üzere çeşitli yollarla bulaşabiliyor. Deri altına yerleşen bu bakteri, yerleştiği deri altında bölgesinde derin yaralar açıyor ve kemiğe ulaştığında da hasta için hayati tehlikeye sebep olmaktadır. Aynı zamanda oksijensiz ortamlarda da çok rahat yaşayabilen bakterilerdir.

Et Yiyen Bakteri (Nekrotizan Fasiit) enfeksiyonu için henüz tam anlamıyla bir tedavi söz konusu değildir. Doktorlar, enfeksiyonun yayılmaması için antibiyotik tedavisi uygulamaktadır ve bakteri bulaşan bölge kesilmektedir. Ancak uygulanan bu tedavi, bakterinin tekrar nüksetmesini önleyemiyor.

Grip virüsünü andıran et yiyen bakteri, genellikle bir çatlak ve kesikten vücuda girerek grip belirtilerine yol açmanın yanı sıra kasları kemirerek yok etmektedir. Bakteri deri ile temasında sorun oluşturmamaktadır, deri içine girdiği zaman yaralar açmaktadır. Hastalık vücudun bazı bölümlerinde kızarıklık ve deri enfeksiyonu oluşması ile ortaya çıkıyor ve deride derin ve ağrılı iltihaplara yol açarak tüm vücuda yayılıyor. Son aşamada ölüm nedeni genellikle zatürre ve doku kaybı sonucu olmaktadır. Hastaya büyük acı vererek kasları kısa bir zamanda çürüten et yiyen bakteri, 3 gün içersin de hastanın ölümüne sebep olabiliyor. Hastalığın çok erken aşamasında teşhisi ile yoğun antibiyotik tedavisi sayesinde hastaların 3'te 2'si kurtarılabiliyor.

Et Yiyen BakteriEt yiyen bakteri enfeksiyonunun geçmişi,

En hızlı yayılan hastalıklar arasında olan enfeksiyon en son 1998 yılında Amerika'da görülmüştür. Amerika 'da 1997 yılında 100 kişinin ölümüne neden olan et yiyen bakteri büyük bir paniğe yol açmıştır.

İngiltere'de hastanelerde yılda 2 bin kişinin et yiyen bakteri nedeniyle hayatını kaybetmesinden dolayı bilim adamları harekete geçmiştir. İngiltere'de yapılan araştırmalar sonucunda, sarımsakta bulunan ''allicin'' maddesinin en güçlü antibiyotik olduğu ortaya çıkmıştır. İngiliz araştırmacılar, sarımsağın çok tehlikeli bir enfeksiyon olan et yiyen bakteri (Nekrotizan Fasiit) ile mücadelede kullanılması için çalışmalar başlatmıştır.

Et yiyen bakteri enfeksiyonu çok nadir fakat ciddi bir enfeksiyondur. Enfeksiyona yakalanan hastalardan 4 kişiden 1'i ölümle sonuçlanmaktadır. Hastalığa yakalananların çoğu öncesinde sağlıklı insanlardır.

Et yiyen bakteri enfeksiyonuna yakalanma oranları,
  • Zayıf bir bağışıklık sisteminiz varsa
  • Şeker, kanser, karaciğer gibi kronik bir hastalığınız varsa
  • Ameliyat yaralarıda  dahil cildinizde yaralar varsa
  • Vücudun enfeksiyona direncini azaltan steroid ilaçlar kullanıyorsanız yakalanma riski oldukça fazladır.
]]> Maya Bakterileri https://www.bakteri.gen.tr/maya-bakterileri.html Tue, 27 Nov 2018 10:32:04 +0000 Maya Bakterileri, Bakteri türlerinden olan maya bakterileri bazen sütten yoğurt yapılmasına bazense bir hastalığa neden olabilir. Yani maya bakterileri tek bir fonksiyonla açıklanamaz. Maya bakterileri tek hücreli olabildiği gibi Maya Bakterileri, Bakteri türlerinden olan maya bakterileri bazen sütten yoğurt yapılmasına bazense bir hastalığa neden olabilir. Yani maya bakterileri tek bir fonksiyonla açıklanamaz. Maya bakterileri tek hücreli olabildiği gibi çok hücreli yapıya sahip olanları da vardır. Haploit ve diploit olarak yaşamını sürdürebilen maya mantarları, mitoz ve mayoz bölünme ve büyüme ile çoğalırlar. 

Maya BakterileriMaya Mantarları Nerede Yaşar ve Ne işe Yararları
  • Bazı maya mantarları, insan vücudunda enfeksiyona yol açabilirler. Bunlar hastalık yapan maya mantarlardır. Özellikle ayaklarda, ellerde çok fazla mantar oluşumu görülür. Yine idrar yollarında ve ağızda da sıkça rastlanır. Özellikle erkeklerde askerlik öneminde ayaklarda mantar oluşumu çok fazladır. bunun asıl nedeni kapalı ve havasız ortamlarda mantar hastalığının yaygın olmasıdır. Yine vajinal bölgede oluşan mantarın sebebi de havasız ve nemli olmasından kaynaklanmaktadır. 
  • Maya mantarlarının bir kısmı ise, yemeklerde kullandığımız ekmekte, kek ve börek türlerinde,  maya mantarları bulunmaktadır. Kuru ve yaş mayalarda da bu mantar bakterilerinden bulunur. Uygun bir ortamda da aktifleşirler. 
  • Nemli ve havasız alanlarda özellikle banyoda duşa kabin çevresinde, tuvaletlerde, mutfakta lavabonun köşelerinde bu bakteriler oluşur ve leke bırakırlar. Bu nedenle sık sık yıkanması ve kurulanması gerekmektedir. 
  • Sütten maya yardımıyla yoğurt yapılır ve ya üzümden sirke elde edilir. Bunlarda mayaların kullanıldıkları alanlardır. 
  • Aynı zamanda maya bakterileri insan vücudunda kalın bağırsağa da yerleşerek enfeksiyonlara neden olabilirler. 
  • Maya bakterileri, antibiyotik yapımında da kullanılırlar. 
]]>
Zararlı Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/zararli-bakteriler.html Tue, 27 Nov 2018 17:41:25 +0000 Zararlı Bakteriler, Bakteriler her ortamda bulunur. Yer altının derinliklerinde ta ki gökyüzüne kadar. Bakteriler tek hücreli mikroorganizma grubudur, genellikle bir kaç mikrometre uzunluğunda olmakla birlikte bir çok çeşitli şek Zararlı Bakteriler, Bakteriler her ortamda bulunur. Yer altının derinliklerinde ta ki gökyüzüne kadar. Bakteriler tek hücreli mikroorganizma grubudur, genellikle bir kaç mikrometre uzunluğunda olmakla birlikte bir çok çeşitli şekilleri vardır.  Kimi sipiral şekilli, kimi çubuksu, kimi küresel, bazılarıda virgül şeklinde olabilir. Hemen hemen her ortamda yaşarlar. İnsan vücudunda bulunan bakteri sayısı insan hücresi sayısının on katıdır. Özellikle sindirim yolu ve deri içinde çok sayıda bulunmaktadırlar. İnsan vücudunda çoğu bağışıklık sistemi tarafından zararsız hale getirilmiş olsa da zararlı olanları vardır ve bunlar bazı enfeksiyon hastalıklarına sebep vermektedir.

Zararlı bakteriler hastalıklara sebep olurlar. Zararlı bakteriler tehlike sınırı olarak -4 ve 60 derecede tehlike aralığında ürerler. Genelde gıda maddelerinin renk ve kokularını değiştirmezler. Zararlı bakteriler pişirme, soğutma ve değişik işlemlere rağmen bakterilerin kendileri ölse bile sporları yaşamaya devam eder ve ürerler.

Zararlı BakterilerBaşlıca zararlı bakteriler :
  • Helicobacter pylori.
  • Shigella.
  • Streptokok.
  • Staphylococcus
  • Pseudomonas.
  • Campylobacter. ( Gıda zehirlenmesi ve dizanteri ).
  • Clostridium boulinum.
  • Burkholdiria cenocepacia.
  • Mycobacterium avium.
  • Pseudomonas aerigonasa.
  • E. coli 0157:H7.
  • Salmonelle. ( besin zehirlenmesi ).
]]>
Bakterilerin Özellikleri https://www.bakteri.gen.tr/bakterilerin-ozellikleri.html Wed, 28 Nov 2018 04:56:21 +0000 Bakterilerin Özellikleri, Bakteriler, gözle görülemeyecek kadar küçük olan canlı mikroorganizmalardır. Çıplak gözle görülemeyen bakteriler ancak mikroskop yardımıyla görülür. Bakteri denince akla hemen hastalık yapan virü Bakterilerin Özellikleri, Bakteriler, gözle görülemeyecek kadar küçük olan canlı mikroorganizmalardır. Çıplak gözle görülemeyen bakteriler ancak mikroskop yardımıyla görülür. Bakteri denince akla hemen hastalık yapan virüsler gelmektedir. Oysa bakteriler arasında faydalı olanları da vardır. Bakteriler ikiye ayrılmaktadır. 

Yararlı Bakteriler: Bu bakteriler sindirimi kolaylaştırır ve midede, bağırsakta yaşarlar. Tüketilen gıdaların sindirilerek dışarı atılmasına yardımcı olurlar. Toprakta da bulunan bazı bakteriler pil, plastik, kağıt, ağaç kalıntıları gibi toprağa düşen maddeleri parçalar ve toprağa karışmasını sağlar. Bazı yararlı bakteriler de üzümden sirke, sütten yoğurt elde edilmesini sağlar. Yararlı bakteriler yaraların etrafında oluşarak yaraların kapanmasına da yardımcı olurlar. Antibiyotik yapımında kullanılarak, insan vücudunu hastalıklara karşı korurlar. 

Bakterilerin ÖzellikleriZararlı Bakteriler: Bu bakteriler ise yemeklerin bozulmasına, bazı eşyaların paslanmasına ve çürümesine neden olurlar. Kişilerin hastalanmasına sebep olurlar. Özellikle idrar yollarında, boğazda ve ya kulakta çok fazla görülürler. 

Bakterilerin Yaşadıkları Alanlar

Bakteriler her yerde uygun bir ortam buldukları her yerde yaşayabilirler. Örneğin suda yaşayan bakteriler, hayvan veya insan vücudunda yaşayan bakteriler, havada yaşayanlar, toprakta yaşayanlar, eşyaların yüzeyinde yaşayanlar gibi pek çok bakteri yaşam alanı vardır. 
]]>
Kanda Bakteri https://www.bakteri.gen.tr/kanda-bakteri.html Wed, 28 Nov 2018 19:09:29 +0000 Kanda bakteri, vücudun herhangi bir yerinde oluşan enfeksiyondan kaynaklı oluşur ve kandaki zararlı bakterilerin birikmesi nedeniyle ciddi bir hastalık olan kan zehirlenmesi oluşabilir. Kanda bakteri oluşumu kesinlikle ihmal edilmemel Kanda bakteri, vücudun herhangi bir yerinde oluşan enfeksiyondan kaynaklı oluşur ve kandaki zararlı bakterilerin birikmesi nedeniyle ciddi bir hastalık olan kan zehirlenmesi oluşabilir. Kanda bakteri oluşumu kesinlikle ihmal edilmemeli ve en kısa zamanda doktora başvurulmalıdır. Kandaki bakteri kan zehirlenmesi ne yol açtığında ölümcül sonuçlar doğurabilir. Kanda bakteri yada kanda mikrop diye adlandırılan bu hastalık vücudun herhangi bir yerinde oluşan enfeksiyondan kaynaklanabildiği gibi kanda bakterilerin birikmesinden kaynaklı olarak ta ortaya çıkabilir. Kanda bakterilerin çoğalması ve rahatsızlığın ilerlemesi ölümcül ciddi sonuçlara yol açabilir.

Kanda BakteriKanda bakteri neden olur:
  • Zatürre rahatsızlığı
  • Boğazda iltihaplanma
  • Bağırsaklarda iltihaplanma
  • Apselerin bilinçli veya bilinçsiz patlatılması
  • İdrar yolları iltihaplanması
  • Böbreklerde oluşan iltihaplanma
  • Vücuttaki enfeksiyon
Kanda bakteri oluşumunun belirtileri:
  • Kalp atışlarının hızlanması
  • Yüksek ateş
  • Halsizlik ve yorgunluk hissi
  • Şok geçirme hali
Kandaki bakteri genellikle enfeksiyonel durumlarda oluşur. Akciğer enfeksiyonuna neden olan zatürre rahatsızlığı kanda bakteri yani mikrop oluşumuna sebebiyet verir. Boğaz bölgesinde biriken bakterilerden oluşabilen enfeksiyon ve iltihaplanma durumunda kanda bakteri oluşabilir. Mesane, böbrek ve idrar kanallarının iltihaplanması yine kanda bakteri oluşumunu tetikleyen unsurlardandır. Vücuttaki iltihaplanma durumunda septisemi yani kan zehirlenmesi baş gösterebilir. Kanda bakteriye sebebiyet veren iltihaplanma tedavilerinde genellikle antibiyotik kullanılır. Çeşitli antibiyotiklerle kandaki bakteriler yok edilmeye çalışılır. Kandaki bakteri problemin ilerlemiş olup olmadığına bağlı olarak tedavi yöntemi değişiklik gösterebilir. Kanda bakteri rahatsızlığı belirtileri gözlemlendiği anda zaman kaybetmeden doktora gidilmelidir.
]]>
Bakteri Hastalıkları https://www.bakteri.gen.tr/bakteri-hastaliklari.html Wed, 28 Nov 2018 20:26:32 +0000 Bakteri hastalıkları, çok sayıda bakteri hastalığı bulunmaktadır, bu hastalıklar günümüzde de yaygın bir şekilde görülmektedir. Bakteri hastalığının bazıları, insanlarda çok sık karşılaşıldığı için son derece b Bakteri hastalıkları, çok sayıda bakteri hastalığı bulunmaktadır, bu hastalıklar günümüzde de yaygın bir şekilde görülmektedir. Bakteri hastalığının bazıları, insanlarda çok sık karşılaşıldığı için son derece büyük önem taşımaktadır. Bu hastalıklar insanlarda tedavi edilmediği sürece çok büyük sorunlara neden olmaktadır. Çünkü bakterilerden kaynaklanarak ortaya çıkan hastalıklarda tedaviler yapılmadığında bakteriler hızla büyüyerek hastalığın devamlı olarak artmasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra bakteri hastalıkları, yetişkinlerde de çocuklarda da karşılaşılan bir durumdur. Fakat çocukların bağışıklık sisteminin zayıf olmasına bağlı olarak daha çok çocuklarda karşılaşılan bir durumdur. Bakteri hastalıklarının ayrıca diğer hastalıklardan bir büyük dezavantajı bulunmaktadır. Bu dezavantaj ise bu hastalıkların çoğunun ciddi bir şekilde bulaşıcı olmasıdır. Tabi ki her bakteriyel hastalık bulaşıcı değildir fakat bu hastalıkların birçoğunda bulaşıcı olma durumu vardır. Çünkü bu hastalıkların asıl nedeni bakterilerdir. Bakteriler ise kişiden başka bir kişiye geçtiği zaman diğer kişide de bazı etkiler göstererek kendisini ortaya çıkarmaktadır. Şimdi günümüzde sık karşılaşılan bakteri hastalıklarına bir göz atalım.

Bakteri HastalıklarıMenenjit: Bu bakteri hastalığı, genellikle beyin bölgesinde meydana gelen sorunlardan dolayı ortaya çıkmaktadır. Beyni saran zaraların bakterilere bağlı olarak iltihaplanması durumuna menenjit denilmektedir. Bu bakteriler, bazı insanlarda ölüme neden olacak derecede büyüyebilir. Eğer bu bakteri hastalığı sorunununa doğru ve zamanında müdahale yapılırsa olumlu sonuçlar alınabilir.

Zatürre: Günümüzde çok sık karşılaşılan bir bakteri hastalığıdır. Akciğer üzerinde iltihaplanmalarla kendisini gösteren bu hastalık genellikle virüsler ve bakterilerden kaynaklanarak oluşmaktadır. Tedavi edilmediğinde insanlarda öldürücü etkiler gösterebilmektedir. Zatürre hastalığının oluşabilmesi için ortam gerektiği için kendi kendine oluşan bir hastalık olduğu söylenemez.

Kızamık: Bu hastalık, direk olarak çocukları etkileyen ve son derece bakteriyel bir hastalıktır. Kızamık bakterisi 150 nanometre boyutlarında ve bu şekilde oldukça küçük yapılıdır. Bu bakteriler, hapşırma sırasında kişiden kişiye geçebileceği için son derece tehlikelidir. Meydana geldiği zaman insanlarda ciddi şekilde yüksek ateş, ciltte lekelenme ve buna benzer belirtilere neden olur. Çocuklarda bağışıklık sisteminin zayıf olması, çocuğun kızamıktan etkilenmesine yol açmaktadır. 

Kuduz: Çok eski zamanlardan beri insanlar tarafından çok iyi bilinen bu hastalık, kuduz bakterisini taşıyan hayvanların ısırmaları sonrasında başlayan bir hastalıktır. Bu hayvanların salyalarında ve sümüklerinde bulunan bakteriler öldürücü etkilere sahiptir. Bu nedenle birçok kişi kuduz adındaki bu bakteri hastalığından korkar.

AİDS: Bakteri hastalıkları arasında yine oldukça tehlikeli olan bir hastalıktır. Daha çok cinsel yol ile bulaşsa bile aynı zamanda kan yoluyla kişiden kişiye geçer. Günümüzde net olarak tedavisi olmayan bakteri hastalıklarından biridir. Bu nedenle oldukça tehlikelidir. Aids hastalığına neden olan bakterilerin bir diğer adı HIV dır. Sıkıca paketlenmiş bir genetik yapıya sahip olduğu için birçok şekilde uğraş verilse bile tedaviler gerçekleştirilememektedir. Bu bakterinin genetik materyali RNA dan oluşur.

Uçuk: Yine sık görülen bakteri hastlalıklarından bir tanesidir. Polyo ve çocuk felci de denilen bir hastalıktır. Genellikle insan vücuduna ağızdan girerek kan yoluyla birçok bölgeye yayılabilir. Bu bakteri etkisini gösterir ve ortadan kaybolur. Bu şekilde birçok kişi bakterinin vücuttan gittiğini düşünürken, bu bakteri etkisini tekrardan etkilerini ortaya çıkarır ve kişide sorunlara neden olur. 
]]>
Bakteri Nasıl Ürer https://www.bakteri.gen.tr/bakteri-nasil-urer.html Thu, 29 Nov 2018 14:51:11 +0000 Bakteri nasıl ürer, bakterilerin üremesi genellikle bölünerek yani eşeysiz olsa da, bazı bakteriler eşeyli üreme yoluyla da ürerler. Yaşadıkları ortamda kendileri için yeterli su ve besin maddesinin olması halinde, sıcaklığı Bakteri nasıl ürer, bakterilerin üremesi genellikle bölünerek yani eşeysiz olsa da, bazı bakteriler eşeyli üreme yoluyla da ürerler. Yaşadıkları ortamda kendileri için yeterli su ve besin maddesinin olması halinde, sıcaklığın uygun olduğu hallerde hızla bölünerek çoğalırlar. Bakterilerin bölünmesi tam olarak mitoz olmamasına rağmen, bu yüksek organizmalardaki mitoza benzer. Bakterilerin böyle üremesi eşeysiz üreme şeklidir.

Bakterilerde eşeysiz üreme

Bakteriler her 20 dakikada bir yeniden bölünebilecek hale gelir. Eğer bakteri popülasyonunu kontrol altında tutan etkenler olmasaydı, böyle bir çoğalmanın sonucunda, sadece bir bakteriden 24 saat içinde yaklaşık 2000 ton ağırlığa sahip olan bakteri kitlesi oluşabilirdi. Gerçekte böyle bir çoğalma söz konusu olmaz. Çünkü bakteriler kısa sürede çoğalmaları için gerekli olan su ve besin maddelerini tüketirler. Çoğalma sırasında ortamda aynı zamanda asitli bileşikler ve alkolle beraber zehirli atıklarda oluşur. Bu şekilde ortamda birikim yapan maddeler, ortamdaki bakterileri öldürerek, sayılarının artmasına engel olur. Bu sayede bakteri popülasyonundaki artma, bakterilerin kendi çalışmaları sonucunda dengede tutulmuş olur. Zamanın ilerlemesiyle birlikte ortamdaki zehirli maddelerin yoğunluğu arttığından, ölüm oranı da artmaktadır. Eğer zehirli madde birikimi aşırı oranda olursa, bakterilerin tamamı da ölebilir.

Bazı bakteriler oldukça dayanıklı olan endosporlar oluştururlar. Endospor bakterinin dayanıklı bir zarla çevrilmesi sonucunda bakterinin içinde oluşur. Bunların kuraklığa, ısıya ve donmaya karşı oldukça dayanıklı olması, ancak metabolik faaliyetlerinin yok denebilecek kadar az olması karakteristik özellikleridir. Olgunlaşan endosporlar bakterinin içinde tek olarak olur. Meydana geldikleri hücrenin ortasında, kenarında yer alabilen endosporlar küre ya da oval şekilde olurlar. Bunlar en elverişsiz ortamda bile canlılıklarını korurlar. Kuru bir ortamda endospor yaklaşık 60 yıl kadar canlı kalabilir. Bu süre sonunda bile su ve besin maddesi sağlayan endospor yeniden faaliyete geçebilir ve bölünmeye başlayabilir.

Bakterilerin çoğunluğu + 100 derecede ölür. Ancak endosporlar bu derece sıcaklıkta bile ölmez. Bazıları + 121 derecede bile 15 dakika kadar kalarak ölür. Endosporlar düşük sıcaklıklarda bile dayanıklı bir yapıya sahiptir. Canlılar dünyasında endosporlar kadar u derece kötü koşullara dayanabilen başka bir canlıya rastlanmamıştır.

Bakteri Nasıl ÜrerBakterilerde eşeyli üreme

Bakterilerin bazıları kendi yalıtım maddesiyle birlikte bir miktar sitoplazma, aynı türden başka bir bakteriye aktarma yaptığında, bu tür üremeye eşeyli üreme denir. İki bakterinin yan yana gelmesiyle oluşan geçici sitoplazma köprüsünden, genleri oluşturan DNA molekülü hücrenin birinden diğerine aktarılır. Eşeyli üremeden DNA veren erkek hücre, DNA alan hücrede dişi hücre olarak kabul edilir. Bakterilerin eşeyli üreme sayesinde yeni gen kombinasyonlarına sahip olması nedeniyle, ortaya çıkan bakteriler daha dayanıklı türler haline gelir.
]]>
Nitrifikasyon Bakterileri https://www.bakteri.gen.tr/nitrifikasyon-bakterileri.html Fri, 30 Nov 2018 03:26:59 +0000 Nitrifikasyon bakterileri, tabiattaki azotun dengesini sağlamada ciddi bir vazife üstlenirler. Karbon kaynağı olarak, karbondioksiti enerji kaynağı olarak da amonyak ve nitrit benzeri indirgenmiş inorganik azot kaynaklarını kulla Nitrifikasyon bakterileri, tabiattaki azotun dengesini sağlamada ciddi bir vazife üstlenirler. Karbon kaynağı olarak, karbondioksiti enerji kaynağı olarak da amonyak ve nitrit benzeri indirgenmiş inorganik azot kaynaklarını kullanırlar. Çevre mühendisliği teknolojisi dolayısıyla da bilimsel yollarla pis su arıtma teknolojisinin temel unsurlarıdır.  
 
Atmosfer azotu bağlayıcı bakteriler aracılığıyla, şimşek yıldırım ve yağmurların tesiriyle toprağa bağlanır. Havadaki azot gazının toprağa bağlanması fiksasyon olarak adlandırılır. Toprağa bağlanmış azot tuzlarının çoğunluğu denitrifikasyon bakterileri (Güherçile bozan) aracılığıyla azot gazına dönüştürülür. Böylelikle havadaki azot sabit kalır. Topraktaki azotun bir kısmını nebatlar aracılığıyla alınıp aminoasit organik baz benzeri azotlu bileşiklere dönüştürülür. Bu azotlu bileşikleri nebat yiyen hayvanlara geçer. Azotlu bileşikler bitkileri yiyerek beslenmekte olan hayvan ve ölüleri olarak toprağa karışır. Bitkisel ve hayvansal artıklarla ölülerindeki azotlu organik bileşikler üre ve ürik asit ayrıştırıcılar aracılığıyla parçalanınca NH3 ve H2S meydana gelir. Aminoasitlerin saprofitler aracılığıyla oksijensiz yıkımına pütrifikasyon denir.
 
Nitrifikasyon BakterileriAzot Döngüsü Nitrifikasyon 
Doğadaki azot döngüsü, azotun karbon, hidrojen ve oksijen benzeri canlıların hayatı amaçlı vazgeçilmez elementlerden olmasındandır. Canlıların yapı taşı olan nükleik asitlerin ve proteinlerin yapısında yer alır. Organizmalar, temeli atmosferde bulunan CO2 olan karbon miktarının aksine, azotça zengin (%79) bir atmosferde yaşamaktadırlar. Bununla beraber, CO2 tüm yeşil bitkisel organizmalar aracılığıyla gaz şeklinde atmosferden alınarak kullanılabilirken, azot çok fazla az organizma aracılığıyla gaz haliyle alınarak kullanılabilmektedir. Karbonun aksine, eko sistemlerdeki canlıların kullanabilmesi amaçlı öncelikle atmosferik azot gazının inorganik formda fikse edilmesi gerekiyor. Azot gazının farklı biçimlerde bağlanarak kullanılabilir bileşikler haline dönüşmesi olayına fiksasyon denir. Fiksasyon neticesi ele geçirilen inorganik form genelde amonyak ve nitrattır. 

Dünyadaki azot fiksasyonu, birtakım canlılar aracılığıyla (Rhizobium, Azotobacter, Oscillatoria, Anabeana) bilimsel süreçlerle gerçekleşebildiği benzeri, fizikokimyasal (şimşek, yıldırım benzeri etkenlerle azotun nitrata dönüşümü) ve endüstriyel süreçlerle de gerçekleşmektedir. Yapılmış durumda olan hesaplamalara göre senelik azot fiksasyonunun en ciddi miktarını bilimsel fiksasyon oluşturmaktadır. Gübre yapımı ile yapılmış durumda olan suni fiksasyon, bilimsel fiksasyonun tahmini yarısı; şimşek, yıldırım ve yanardağ hareketleri benzeri fizikokimyasal yolla meydana gelen fiksasyon ise tahmini 1/8'i kadardır. 
Biyolojik fiksasyon yapan Rhizobium cinsi bakteriler, birtakım baklagillerin kökünde simbiyotik olarak yaşamaktadır. Sucul ekosistemlerdeki bilimsel azot fiksasyonunun çok fazla ciddi bir kısmı Anabeana ve Oscillatoria cinsi mavi-yeşil algler aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Toprakta Azotobacter ve Clostridium türü bakteriler ciddi oranda bilimsel fiksasyonu gerçekleştiren canlılardır (Kormondy, 1984). 

Azot döngüsünün aydınlatılması amaçlı birtakım süreçlerin bilinmesi mecburiyeti bulunmaktadır. 
Amonifikasyon: Toprakta bulunan protein ve nükleik asit içeren organik artıklar, topraktaki ayrıştırıcı gurubu saprofit bakteri ve mantarlar aracılığıyla parçalanarak amonyağa (NH3) dönüştürülür. Bu olaya amonifikasyon denir. Bu esnada enerji elde ederler ve bu enerjiyi bizzat bilimsel aktivitelerinde kullanırlar. 
Nitrifikasyon: Nitrifikasyon, amonyak (NH3) ya da amonyumun (NH4) öncelikle nitrite (NO2), ardından da nitritten nitrata (NO3) dönüşüm sürecidir. Bu süreçlerden ilk olanı Nitrobacter, ikincisi ise Nitrosomonas aracılığıyla gerçe]]> Bağırsak Bakterileri https://www.bakteri.gen.tr/bagirsak-bakterileri.html Fri, 30 Nov 2018 12:11:11 +0000 Bağırsak bakterileri, Çocukluğun ilk beş yılında kullanılan antibiyotiklerin bağırsaklarda kalıcı hasarlar bıraktığı bilinir. Bağırsak bakterileri obeziteden kolon kanserine birçok hastalığa sebebiyet verir. Doğuştan it Bağırsak bakterileri, Çocukluğun ilk beş yılında kullanılan antibiyotiklerin bağırsaklarda kalıcı hasarlar bıraktığı bilinir. Bağırsak bakterileri obeziteden kolon kanserine birçok hastalığa sebebiyet verir. Doğuştan itibaren bağırsaklara yerleşen bakteriler kolon kanserinden karaciğer yağlanmasına obezite den ruh sağlığımızın bozulmasına kadar birçok hastalığa sebebiyet verir. Bağırsak bakterilerinin kalın bağırsakta daha çok gözlemlendiği ve hatta tenis kordu büyüklüğüne ulaştığı bilinir.  

Bağırsak bakterilerinin oluşumuna sebebiyet veren unsurlar: 
  • Çiğ yada tam pişmemiş et ürünleri
  • Enfekte olmuş süt ürünleri
  • Pastörize edilmemiş meyve suları 
  • Oda sıcaklığında çok bekletilmiş yumurta
  • Vücuda faydalı olmayan besinler 
Bağırsak BakterileriBağırsak bakterisi varlığına işaret eden belirtiler:
  • İntestinal: Karın bölgesinin alt kısmında yada doğrudan bağırsak bölgesinde oluşan ağrıdır.
  • Kabızlık: Bu durum enfeksiyon ve bağırsakta bakteri oluşumunu ağrılarla kendini belli eder.
  • İşgal: Yine bu durumda bağırsakta bakteri olduğunun belirtisidir.
  • Dışkı görünümünde değişme: Enfeksiyon dışkının sulu muskuslu yada parçalar halinde gelmesine neden olabilir.
  • Şişkinlik: Bağırsaktaki bakteri özellikle kabızlık durumunda yaz oluşumuna sebebiyet verir.Bu durum ağrı ve şişkinliğe sebep olur.
  • Midede bulantı ve kusma:Mide bulantısı ve kusma karın ağrısı ve şişkinlik kadar belirgin ve yaygın değildir. Vücut susuz kaldığında bulantı,toksin ve kirleri atamadığında ise kusma görülür.
  • İştahsızlık: Mide bulantısı kusma karın ağrıları sebebiyle iştahsızlık oluşur.
  • Kanama: Bağırsaktaki bakteri alt karın bölgesindeki organların kanamasına sebep olur.Ayrıca dışkıda kanama görülebilir böyle durumlarda zaman geçirmeden doktora gidilmelidir.
]]>
E Coli Bakterisi https://www.bakteri.gen.tr/e-coli-bakterisi.html Sat, 01 Dec 2018 10:58:32 +0000 E coli bakterisi, tıp alanında çok sık karşılaşılan bir bakteridir. İnsanlarda görülen birçok hastalığın oluşmasına neden olan bu bakteri, kişiden kişiye geçebildiği için bulaşıcıdır. E coli bakterisinin uzun adı "Es E coli bakterisi, tıp alanında çok sık karşılaşılan bir bakteridir. İnsanlarda görülen birçok hastalığın oluşmasına neden olan bu bakteri, kişiden kişiye geçebildiği için bulaşıcıdır. E coli bakterisinin uzun adı "Escherichia coli" bakterisidir. Aslında bu bakteri iyi huylu bir bakteridir. Fakat farklı nedenlere bağlı olarak genetiğinin değişmesi durumunda zararlı bir hal alabilmektedir. İnsanlarda ve hayvanlarda bağırsak içerisinde çok yüksek sayıda bulunmaktadır. E coli bakterisi, bu bölgelerde son derece yararlı bakterilerden biridir. Bu bakterinin bağırsak içerisinde bulunması kişi için son derece faydalıdır. Çünkü bu yararlı bakteri, bağırsak içerisinde oluşan birçok zararlı bakteriye savaş açarak zararlı bakterilerin insan vücudunda çoğalmasını engellemektedir. Bu şekilde bağırsak sistemini hem insanlarda hem de hayvanlarda sürekli olarak dengede tutar. Bunun dışında yararlı bir bakteri olan E coli bakterisi, bağırsak içerisinde bazı vitaminlerin sentezini sağlamaktadır. En büyük görevlerinden bir bu vitaminlerin sentezlenmesini sağlamak olduğu için vücutta E coli bakterisine çok ihtiyaç vardır. Fakat daha önceden de belirttiğimiz gibi bu bakteri bağırsak içerisindeyken her ne kadar faydalı olsa bile bağırsaktan çıkarak başka bir bölgeye ulaştığında bir hastalık bakterisinden farkı kalmaz. Bunun yanı sıra yapılan bilimsel araştırmalara göre E coli bakterisinin günümüzde yüzlerce türü bulunmaktadır. Bu türlerin birçoğunun ırkı farklı olduğu için birçok ta ayırt edici özellikleri bulunur. Mikroskopla yapılan incelemelerde bu bakterilerin ayırt edici özelliklerine bakılır ve bakterinin zararlı olup olmadığı anlaşılır. 

E coli bakterisi, bazen değişimlere uğrayarak insanlarda çok ciddi bağırsak enfeksiyonlarından biri haline gelirler. Bu bağırsak enfeksiyonları ise fark edilmediğinde kişilerde farklı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Bu bakterinin neden olduğu en önemli hastalıklardan biri de idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Genellikle genital bölgenin temiz tutulmaması sonrasına kişilerde idrar yollarına geçen E coli bakterisi, idrar yolu enfeksiyonlarına neden olur. Bunun gibi daha birçok hastalık E coli bakterisi nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bağışıklık sistemi gelişmiş olan insanlarda vücut sistemi bu bakterinin zararlı olanlarına karşı ciddi bir savunma yaparak bu bakterinin ortaya çıkaracağı birçok hastalığı engellemektedir. Bu savunma sayesinde bağırsak içerisindeki hücre duvarları bakterileri içeri almadan hastalıklardan korunmuş olur. Tıbbi olarak incelemeler yapıldığında hastalığa neden olan E coli bakterisinin türü ortaya çıkarılabilmektedir. Eğer bu bakterilerin türü ve ırkı ortaya çıkarılırsa yapılacak olan tedaviler çok daha etkili ve çok daha basit olacaktır. 

E Coli BakterisiZararlı E coli bakterisi nasıl yayılır

1982 yılında bu bakteri ve buna benzer birkaç bakteri, ilk olarak piyasadaki kontamine olmuş çiğ etler üzerinde oluşum göstererek insanlara bulaşmıştır. Genellikle etlerin az pişmiş olmasına bağlı olarak temizlenmeden insan vücuduna giren bu bakteri, insanlarda kanlı ishale neden olarak kendisini ortaya çıkarmıştır. bu süreç sonrasında ise genellikle aynı kıyafetleri giyinen kardeşler arasında, aynı kaplarda yemek yiyen insanlar arasında hızlı bir yayılma göstermiştir. E coli bakterisi, özellikle sağlıklı olan sığır, keçi, geyik, koyun gibi canlıların bağırsaklarında çok bulunur. Bu hayvanların kesimi sırasında meydana gelen küçük kazalarda bakteriler etlere bulaşabilmektedir. Bu gibi durumlarda salgınların gerçekleşmesi çok basit olur.

E coli bakterisinin bulaşması durumunda meydana gelen belirtiler:
  • Karın krampları,
  • Sürekli ve kanlı ishal,
  • Hafif ateş,
  • Aşırı yorgunluk, 
  • İştahsızlık
  • Sürekli mide bulantısı
gibi belirtiler direk olarak zararlı olan E coli bakterisinin insanlara bulaşması durumu]]> Arke Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/arke-bakteriler.html Sat, 01 Dec 2018 12:19:31 +0000 Arke Bakteriler, ökaryot bakteriler ve bakteriler, üç saha sisteminin temel grupları olarak nitelendirilir. Arkelerde bakteriler gibi çekirdekleri olmayan, tek hücreli canlılardır, yani prokaryotları oluştururlar. Tarihte bulunan il Arke Bakteriler, ökaryot bakteriler ve bakteriler, üç saha sisteminin temel grupları olarak nitelendirilir. Arkelerde bakteriler gibi çekirdekleri olmayan, tek hücreli canlılardır, yani prokaryotları oluştururlar. Tarihte bulunan ilk arke bakteriler çok aşırı ortamlarda bulunmuş olsalar da sonradan günümüze kadar hemen her tabiatta arke bakterilere rastlanmıştır. Bu krallığa ait olan tek bir organizmaya ''arkeli'' ismi verilmiştir, bu sözcük bir sıfat olarak da nitelendirilebilir. 

Arke BakterilerÖzellikleri
  • Bütün bakteriler gibi arke bakteriler de çekirdeği olmayan tek hücreli canlılardır.
  • Bazı arke bakterilerde hücre çeperi bulunmaz. Bulunan arke bakterilerde ise hücre duvarının kimyasal yapısı, diğer hücrelerin hücre duvarından farklıdır.
  • Küresel olan, çubuk, spiral ve dikdörtgen gibi birçok şekil ve yapıya sahiptir.
  • Çok yüksek, aşırı ve uç noktalarda, koşullarda yaşayabilirler.
  • Arke hücrelerin çapları 0.1-15 um üstü arasında değişebilir. Bazı arke bakteriler öbekleşerek 200 um kadar uzunlukta iplikçikler oluşturabilirler. 
Geçmişte yapılan araştırmalarda arke bakterilerin sadece bataklıklar, derin okyanuslar ve gül dipleri, aşırı tuzlu ve sıcak bölgeler gibi aşırı uç çevre koşullarına sahip bölgelerde yaşadıkları düşünülmekteydi. Ancak günümüze kadar yapılan araştırmalara göre, aşırı koşullarda yaşayan arke bakterilerin, tüm arke bakterilerin sadece %20'sini oluşturduğu ve bu canlıların diğer normal koşullara sahip bölgelerde de yaşayabildiği ortaya çıkmıştır. Önceki araştırmalara göre bakteriler içerisine kabul edilen, arke bakteriler, günümüzde hücre duvarındaki yağlar, hücre duvarlarını oluşturan yapı ve ribozomal RNA'larındaki genetik dizilimlerde bulunan farklılıklar gibi nedenlerden dolayı ayrı bir grup olarak nitelendirilir. 

Günümüzde arke bakterilerle ilgili yapılan çalışmalar bu bakterilerin sistematik özelliklerinden çok ekolojik özelliklerine dayalıdır. Bu canlılar yaşadıkları olağan dışı koşullar nedeniyle ilgi odağı olmuşlardır. Kaynayan jeotermal kaynaklardan yanardağ bacalarına, derin deniz termal çukurlarından tuz göllerine, yüksek asit ve bazik özellikteki sulardan buzullara kadar uzanan çok değişik coğrafyalarda yaşama uyum sağlamış gibi görünüyorlar. Bununla birlikte diğer canlılar gibi normal koşullarda da yaşayabilirler. Temel olarak üç grupta incelenmekte olan arke bakteriler, sıcağı sevenler, tuzu sevenler ve metan üretenler olarak gruplandırılır. 
  • Sıcak ortamları seven arke bakteriler için en uygun olan sıcaklık 65-85 C arasıdır. Bazıları 105 C ve daha yüksek derecedeki yanardağ bacası, derin deniz termal çukurları gibi koşullarda bile yaşayabilirler. 
  • Metan üreten arke bakteriler, karbondioksiti hidrojen ile birleştirip ortaya metan gazını çıkartıp enerji elde ederler. Bu grupta bulunan arke bakteriler için oksijen zehir etkisi yapar.
  • Tuz gölü ve lut gölü gibi aşırı tuzlu ortamlarda yaşayan arke bakterilerde vardır. Hatta bazı arke bakterilerde gelişmek ve üremek için deniz suyundan 10 kat daha tuzlu ortamlara ihtiyaç duyar. 
Bazı atık sularda ve kanalizasyonlarda yaşayan arke bakteriler metabolik ürün olarak metan gazı üretirler. Üretilen bu biyolojik gazın yanıcı bir özelliği vardır. Gelişmekte olan bazı ülkelerde hayvan ve bitki atıkları biyogaz üretici arke baktriler tarafından metabolik faaliyetlerde kullanılmaktadır. Toplanan bu gaz yemek pişirme, aydınlatma ve diğer enerji kaynakları için kullanılmaktadır.
]]>
Gram Pozitif Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/gram-pozitif-bakteriler.html Sun, 02 Dec 2018 09:14:24 +0000 Gram Pozitif Bakteriler, gram boyama prosedürü uygulanmış besiyeri analizinde mikroskobik inceleme sonucunda mavi-siyah ya da mor renk alan bakterilerdir. Bu rengin anlamı; gram pozitif bakterilerin hücre çeperlerinde ultraviyole ve iyo Gram Pozitif Bakteriler, gram boyama prosedürü uygulanmış besiyeri analizinde mikroskobik inceleme sonucunda mavi-siyah ya da mor renk alan bakterilerdir. Bu rengin anlamı; gram pozitif bakterilerin hücre çeperlerinde ultraviyole ve iyot karışımı bulunmasıdır. Hücre duvarı kalın olan gram pozitif bakteriler daha fazla ve daha parlak renk verirler.

Gram Pozitif Bakterilere Örnekler:

Gram pozitif bakterilerin en büyük familyaların dan biri firmiküt bakterilerdir. Bu grupta basil bakteriler, stafilokok, enterekok, listeria, streptokok sayılabilir. Bu bakteri sınıfı mycoplasma grubunun da üyesi olan bakteri türler ile birleşebilirler fakat bu durumda hücre duvarları oluşmadığından gram boyama yapılarak boyanamazlar .

Gram pozitif bakterilerin başka bir ailesi actinobakteria dır. Guanin ve sitozin olarak iki gruba ayrılan bu familya kalın hücre duvarına sahiptir ve gram boyama esnasında parlak renk alıp mikroskop altında kolay tespit edilir. Bunlarla beraber deinokok-thermus türü bakteriler gram negatif bakteri sınıfına dahil olsalar bile boyar madde ile boyanabildikleri için gram pozitif bakteri sınıfında yer alırlar.

Gram Pozitif BakterilerGram Pozitif Bakterilerin Karakteristik Özellikleri:

1. Sitoplazmik zar (membran ya da çeper)
2. Polisakkarit kapsül
3. Kalın hücre duvarı
4. Tek halkalı filagel yapı
5. Teikoik ya da lipotekoik asit içerirler.

Gram Pozitif Bakterilerin Tespit Edilmesi:

Gram pozitif bakteri familyası mikroskobik muayene ile tespit edilir ve bunu tespit etmek için gram boyama denen metod uygulanır. Uygun verici madde ile kültür ekimi oluşturulabilir veya materyal lam üzerinde metilen mavisi denilen boyar madde ile boyanabilir. Boyama işlemi yapıldıktan sonra mikroskop altında yapılan incelemede parlak mavi-siyah ya da mor renkte bakterilerin tespit edilmesi durumunda bakteri şekilleri ve üreme alanı şekillerine göre hangi familyaya uygun olduğuna karar verilir. Bu gram boyama işlemi labaratuvar ortamında mikrobiyolog,biyolog ya da laborantlar tarafından yapılır ve incelenir.
]]>
Biyoloji Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/biyoloji-bakteriler.html Mon, 03 Dec 2018 08:19:37 +0000 Biyoloji Bakteriler, aslında ne kadar küçük canlılarda olsalar konu bakımından biyoloji dalında büyük bir hakimiyete sahiptir. Bakteriler denince aklımıza gelen ilk şey mikroskobik canlılardır. Yaşam alanları oldukça geniş o Biyoloji Bakteriler, aslında ne kadar küçük canlılarda olsalar konu bakımından biyoloji dalında büyük bir hakimiyete sahiptir. Bakteriler denince aklımıza gelen ilk şey mikroskobik canlılardır. Yaşam alanları oldukça geniş olan bu canlıların büyük bir kısmı zararlıyken bir kısmı ise oldukça yararlıdır. Genellikle prokaryot yapıda olsa da ökaryot yapıda olan nadir çeşitleri de vardır.

Biyoloji Bakterilerin hayatımızdaki yerinden bahsetmek istiyorum. Bakteriler hayvanların yapısında yaşamaktadır. Bu konu hakkında biz insanların sınıfında yani memeliler sınıfında bulunan otçul hayvanlarda bulunan inekleri örnek vereceğim. İneklerin selülozu sindirmesi için gerekli olan enzimi ineklerin bağırsaklarında yaşayan bakteriler üretmektedir. Ve ineğin ot içinde olan gerekli besinleri almasını sağlamaktadır. Bir başka örnekte ise fermantasyon olayıdır. Bakterilerin uyguladıkları fermantasyon sayesinde sütten yoğurt; üzümden sirke elde edilmektedir.

Biyoloji Bakterilerinin yararları olduğu kadar zararlı olan türleri de bulunmaktadır. Bu zararlı bakterilerin genel özelliği enfeksiyon yapıcı olmasıdır. Virüsler ne kadar hastalık yapıcı olarak bilinse bakterilerin hastalık bakımından vücuda verdiği hasar daha büyüktür. Biyoloji Bakteriler tıp dünyasında hastalıklara karşı üretilen ilaçlar genel olarak bakterilerin insan vücudunda belirttiği hasarlar ve buna bağlı olarak karşı koyamadığı reaksiyonlar göz önünde bulundurulur. 

Biyoloji Bakterileri tıp alanında araştırmak amacıyla çokça kullanılmaktadır. Genellikle araştırma amaçlı yani ilaç sanayisinde ilaç yapımında gerekli tetkiklerde bulunmak amaçlı kullanılmaktadır. Biyoloji Bakterilerinin diğer bir kullanım amacı direk ilaç içine katılarak tedavi etme yöntemidir. 

Biyoloji BakterilerBiyoloji Bakteriler az öncede bahsettiğimiz üzere prokaryot bir yapıdadır. Ayrıca kalıtım materyali protein kılıfı ile yani histon kılıfıyla kaplı değildir. Bu sayede tıp alanında rahatlıkla kullanılmaktadır. Kalıtım materyali yani deoksribo nükleit asidi (DNA) dışında olağan dışı durumlar nedeniyle endospor oluşturur. Bunun dışında yine olağan durum için yuvarlak yapılı kalıtım materyali olan plazmiti üretir. 
]]>
Gram Negatif Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/gram-negatif-bakteriler.html Mon, 03 Dec 2018 17:17:30 +0000 Gram Negatif Bakteriler, gram boyama esnasında kristal viyole boyasını tutmayan yani boyar maddeyi almayan bakterilerdir. Boyar maddeyi almamalarının sebebi hücre duvarına yani membrana sahip olmamalarıdır. Gram boyama sonrasında alk Gram Negatif Bakteriler, gram boyama esnasında kristal viyole boyasını tutmayan yani boyar maddeyi almayan bakterilerdir. Boyar maddeyi almamalarının sebebi hücre duvarına yani membrana sahip olmamalarıdır. Gram boyama sonrasında alkol ile yıkanan preparatta gram pozitif bakteriler mavi-siyah  mor renkte tespit edilirken gram negatif bakteriler kırmızı pembe renge boyanırlar. Gram negatif bakterilerin bir çoğu patojen bakterilerdir yani insanda çeşitli hastalıklara sebep olurlar.

Gram Negatif Bakterilerin Özellikleri:
  • Hücre duvarları gram pozitif bakterilere göre daha incedir ve hücre duvarlarında peptidoglikan bulunur.
  • Peptidoglikan dışında lipopolisakkarit zarına sahiptir.
  • Hücre dış zarında belirli molekülleri geçiren yani fagositoz yapan porinler barındırır.
  • Peptidoglikan tabakası ile dış zarının arasında periplazmik boşluk bulunur.
  • S katmanı dış zara bağlı bulunur.
  • Flanelle 4 halkalıdır.
  • Teikolik asit veya lipoteikoik asit bulundurmaz.
  • Sitoplazmik zara sahiptir.
Gram Negatif Bakteri Türleri:

Gram negatif bakterilerin önemli bir türü proteobacteria sınıfırdır. Bu sınıfa; escheria coli, salmonella, enterobacteria ile pseudomanas, helicobakter ve legilonella dahildir.

Tıbbi açıdan  kok diye tabir edilen patojen bakteri sınıfına neisseria gonorre, neisseria menengite, moroxel catarhalis girer. Bunlar ciddi hastalıklara yol açan patojen bakterilerdir. Neisseria gonorre bel soğukluğuna, neisseria menengite menenjit hastalığına, moroxel catarhalis ise solumun sistemi iltihabına sebep olur.

Basil türü gram negatif bakteriler, hemophilus influanze, klebsiella pnömania, legionella, pseodömanas aoraginosa ile escheria coli, enterebacter clocea, helicobakter pylori, salmonella enteridis olarak sıralanabilir. Bu sınıftaki bakteriler sindirim ve boşaltım sisteminde ciddi patojenlere sebep olurlar.

Gram Negatif BakterilerGram Negatif Bakterilerin Tespit Edilmesi:

Uygun preparat hazırlanmasının ardından, mikroskobik incelemeden önce lam üzerinde kristal viyole ile boyama yapılır ve alkol ile yıkanır. Alkol yıkamasından sonra gram pozitif bakteriler renk alırken gram negatif bakteriler almaz ve pembemsi kırmızı renkte kalırlar. Gram boyama işlemini mikrobiyologlar, biyologlar ya da laborantlar laboratuvar ortamında uygulamalıdırlar.
]]>
Patojen Bakteri https://www.bakteri.gen.tr/patojen-bakteri.html Tue, 04 Dec 2018 12:15:48 +0000 Patojen Bakteri hakkında size bilgi vermeden önce kısa bir şekilde ve öz bir şekilde bakteriler hakkında genel hususlardan bahsedeceğim. Bakteriler prakaryot bir yapıdadır. Kalıtım materyali yani deoksribo nükleik asit (DNA) hücr Patojen Bakteri hakkında size bilgi vermeden önce kısa bir şekilde ve öz bir şekilde bakteriler hakkında genel hususlardan bahsedeceğim. Bakteriler prakaryot bir yapıdadır. Kalıtım materyali yani deoksribo nükleik asit (DNA) hücre içinde serbest olarak dolanmaktadır. Tek hücreli olarak bildiğimiz bakterilerin farklı türleri koloni halinde bulunmakta ve bu şekilde yaşamaktadır. Bakteriler canlı yaşamında genel olarak zararlı olarak bulunmaktadır. Bunun dışında da yaralı bir birlik olarak yaşayanı da bulunmaktadır. Bizim asıl olan konumuz olan zararlı bakteriler yani Patojen Bakterilerden detaylı olarak bahsedeceğim.

Patojen BakteriPatojen Bakteriler az öncede bahsettiğim gibi canlı hayatına zararlı ve canlı hayatını oldukça kalite bakımından zararlı yönden etkileyici canlı olan yapılardır. Yapısı bakımında canlı yapıdan başka canlıya geçebilecek kadar yetenekli organizmalardır. Yani Patojen Bakteri bulaşıcı olan yeteneklere sahiptir. Aslında var olan bu durum oldukça tehlikelidir. Çünkü Patojen Bakteriler daha doğrusu bakterilerin tümü eşeysiz üremenin en hızlı kolu olan bölünerek üremedir. Bölünerek üreme olan canlıda genellikle bölünme yirmi dakikaya bir gerçekleşmektedir. Bu durumda eğer bakteri eğer ölümcül derecede zararlıysa kişinde hızla çoğalır ve kişinin ölümüne sebebiyet verebilir. Patojen Bakterilerin oluşturduğu en bilindik hastalık veremdir.
]]>
Bakteri Çeşitleri https://www.bakteri.gen.tr/bakteri-cesitleri.html Wed, 05 Dec 2018 08:57:58 +0000 Bakteri çeşitleri, günümüzde yararlı ve zararlı olmak üzere çok çeşitli türlerde bulunmaktadır. Bakteri çeşitleri üzerine geçmiş yıllardan günümüze kadar birçok araştırma yapılmış ve günümüzde de bu araştı Bakteri çeşitleri, günümüzde yararlı ve zararlı olmak üzere çok çeşitli türlerde bulunmaktadır. Bakteri çeşitleri üzerine geçmiş yıllardan günümüze kadar birçok araştırma yapılmış ve günümüzde de bu araştırmalar hala yapılmaktadır. Yapılan araştırmalar sürekli olarak yeni bir bakteri çeşidinin ortaya çıkmasını sağlar. ortaya çıkan bakteriler ise genellikle deneylerde kullanılarak tıbba faydalar sağlar. Bunun yanı sıra bakteri çeşitleri iki farklı grupta incelenmektedir. bunlar hetotrof ve ototraf bakterilerdir. Bunlar direk olarak beslenme şekillerine bakılarak sıralandırılsa bile hepsi çok farklı özellikler taşımaktadır.  

Arkeabakteriler
Bu bakteriler 1970'li yılların sonunda keşfedilmiştir ve birçok biyoloğu şaşırtmıştır bunun nedeni ise bu bakteriler çok ekstrem ortamlarda yaşamasıdır. Örneğin, metanojik arkeabakteriler, anaerobik ortamlarda yaşarlar ve metabolizması sonucu metan üretirler. Büyük baş hayvanların karınlarında yaşayabilirler büyük baş hayvanların ürettiği bağırsak gazlarının sonucu da bu bakteriden kaynaklanmaktadır. Bu bakteri çeşitleri tuz oranı çok yüksek ortamlarda yaşayabilirler. Termoasidofilik arkeabakteriler ise çok yüksek sıcaklıklara sahip asit çukurlarında yaşayabilir bu ortamlarda sıcaklık 100 santigrat derecenin üzerinde olabilir. Bu bakteri çeşitleri ökaryotların atası oldukları öne sürülmüştür.

Bakteri ÇeşitleriŞekillerine Göre Bakteriler
Çubuk Şeklindeki bakteriler (Bacillus) silindir şekline gözükmektedir fakat bu bakterilerin boyları kendi eninden geniştir.. Ancak bu biçimleri cins ve türlerine göre değişebilir.Besi yerinin bileşiminin ve diğer koşullar da bakterilerin  morfolijileri üzerinde etkileri vardır.

Yuvarlak Olan Bakteriler (Coccus)
Bu bakteri çeşitleri spiral olanlara oranla, morfolojik olarak cins veya tür içinde daha fazla homojenite gösterirler. Çapları genellikle 0.8-1.0 mikrometre arasındadır. Hastalık oluşturan çapları çok az daha büyüktür. 

Spiral Olan Bakteriler (spirullum)
Uzun bir eksen etrafına helezoni şeklinde sarılmış bir vücuda sahiptir, çok rahat bükülebilir ve uzun eksen etrafında dönerek hareket edebilirler. Uzunlukları türler arasında farklılık gösterebilir.

Boyanmalarına Göre Bakteriler
Gram boyası ile boyandığı takdirde mavi-mor renk veren bakterilere gram(+), kırmızı-turuncu renk veren bakterilere ise gram(-) bakterileri denir. Farklı renklerde çıkabilir bu olay bakterinin hücre çeperinin özelliklerinden kaynaklanmaktadır.

Saprofit Bakteriler
Saprofit bakteriler bitki ve hayvan artıkların da ki organik bileşikleri daha kolay bileşiklere ayırırlar. Bu şekilde hem kendilerine besin ve everji elde ederler bunun yanı sıra toprağın zenginleşmesini sağlarlar. Bazı bakteriler de humustaki organik maddeleri daha kolay ayrıştırarak bitkilerin alabileceği inorganik maddelere dönüştürürler. Madde devirlerini gerçekleştirmesine yardımcı olurlar ancak çürüme sonunda ortaya çıkan maddeler çoğunlukla kötü kokarlar.

Ototrof Bakteriler

Fotosentetik bakteriler: Sitoplazmalarda serbest klorofil taşırlar. Fotosentez yaparlar lakin açığa oksijen çıkmaz.

Kemosentetik Bakteriler: Nitrifikasyon bakterileri, denitrifikasyon bakterileri, demir bakterileri ve kükürt bakteriler gibi grupları içerir. Nitrit, amonyak, demir, kükürt ve benzeri gibi zararlı olan maddeleri oksitleyerek zararsız bir hale getirirler. Bu oksitlemeler sonucunda kimyasal enerji açığa çıkar. Kemosentetik bakteriler çoğunlukla azotlu, kükürtlü, demirli maddeleri oksitler.

Parazit Bakteriler 
Bazı Bakterilerin enzimleri bulunmamaktadır. Parazit bakteriler kendi başlarına herhangi bir sindirim o]]> Fotosentetik Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/fotosentetik-bakteriler.html Wed, 05 Dec 2018 18:54:10 +0000 Fotosentetik bakteriler; Fotosentez yaparak enerji üretmektedirler. Fotosentezde, yeşil pigmenti bulunan klorofile sahip olan canlılar, ham madde model su ve karbondioksit yada su mahalline H2S yada sadece H2 kullanmak ile beraber k Fotosentetik bakteriler; Fotosentez yaparak enerji üretmektedirler. Fotosentezde, yeşil pigmenti bulunan klorofile sahip olan canlılar, ham madde model su ve karbondioksit yada su mahalline H2S yada sadece H2 kullanmak ile beraber karbonhidratları sentez ederler. Fotosentez, enerjiye ihtiyacı olan tek olaydır. Bu iş maksatlı, klorofil aracılığı ile absorbe edilmekte olan güneş ışığının enerjisi harcanmaktadır.

Eğer güneş ışığı mahaline organik olan maddelerin sentezi maksatlı kimyasal olan tepkilerden hasıl olan enerji kullanılacak olursa yaşanmakta olan bu duruma kemo sentez yada kimya sentez adı verilmektedir. Birtakım bakteriler, ışık enerjisine gerek duymadan kimyasal olan enerji ile organik olan maddelerin sentezini yaparlar.  Örnek olarak azot, kükürt, demir ve hidrojen bakterileri ototrofidirler. Klorofil bulunmadığı zaman kemosentez yardımı ile  yaparlar. 

Bu şekilde bizzat besinlerini imal eden bakterilere kemo sentetik bakteri adı verilir. Kemo sentetik bakteriler organik bir şekilde olmayan maddeleri oksitleyerek oluşturdukları kimyasal enerjiden yararlanarak CO2 ve H2O'dan kendilerine karbonhidratlı olan besinler oluştururlar. Toprakta azot, organik azot bileşikleri nitratlar ve amonyum tuzları biçiminde yer alırlar. Azotlu olan bileşikler, bakterilerce, okside yapılır, bu duruma nitrifikasyon adı verilir. Nitrifikasyon ile azot, bitkilerin kullanabileceği olan birleşikler durumuna gelirken elektrik eden kimyevi durumlardan dolayı özgür olan enerji de nitrifikasyona sebep olan bakteriler aracılığı ile kemosentez maksatlı kullanılmaktadır.  
Bitkiler bilindiği gibi benzer olan havada bulunan CO2'yi bağlayarak organik olan bileşikler meydana getirmektedirler. Ama bitkilerin, havada bulunan azot gazını kullanmaları olası durumlar arsında değildir. Gelişmeleri oldukça önemli olan ehemmiyete sahip bulunan azotu, azotlu olan bileşikler biçiminde topraktan alırlar. Toprakta bulunan azotun kullanılır bir hale gelmesi de kemo sentez ile olduğundan dolayı, bu olay yardımı ile doğada azot devrini tamamlanmıştır. Fotosentez, klorofil taşımakta olan canlılarda ışık enerjisinden yararlanılarak organik olan fotosentetik organizmalar denir ve bunların büyük bir kısmını bu bitkilerden oluşmaktadırlar.Fotosentetik Bakteriler 

Bileşiklerin imal edilmesi durumudur. Bu yol ile besin imal eden canlıların bütününe  fotosentetik organizmalar adı verilir. Işık enerjisinden yararlanarak enerjiyi depolarlar ve organiklerin indirgenmesi ve güneş enerjisi ile meydana geldiğinden dolayı fotosentez model anılır.  Bu yol ile güneşin ışık enerjisi kimyasal olan enerjiye dönüştürülür ve organik olan madde ile sentezi inşa edilmiş olabilir ve bileşikler imal edebilirler. Bitkiler de diğer canlılar gibi benze olan hayati faaliyetleri maksatlı gerekli olan enerjiyi organik bir şekilde olan maddelerin kimyasal enerjisi ile sağlamaktadırlar. 

Güneş ışığından yararlanarak havanın karbondioksit oranını düşürerek organik olan besinleri sentezini yaparlar. Yeryüzünde bulunan her türlü dinamik, metabolizma faaliyetlerini gerekli olan enerjiyi temel olan üç yoldan yapılmasını sağlamaktadırlar. Fotosentez tek özümleme olan faaliyetidir ve bu nedenle özümleme yada asimilasyona benzeyen tipik adlarla da anılmaktadır. Yapraklar, bitkilerin besin üreten merkezidir. Bitki yapraklarını oluşturan hücrelerin içinde kloroplast şeklinde bilinmekte olan, oldukça fazla küçük yapılar bulunmaktadır. Bu yapıların içinde yer alan yeşil klorofil maddesinin misyonu ışık yakalamaktır. Kloroplastlar güneş ışınlarını tek panele benzeyen kolektörü enerjiye dönüştürerek besin imal ederler. İmal edilen besin yapraklardan, bitkinin beslenmesinde gerekli olan öbür bölümlerine götürülür.  
 
Havada bulunan karbondioksit, güneş enerjisinden faydalanılarak, nişasta ve öbür dik enerjili olan karbonhidratlara dönüştürülür. Karb]]> Heliko Bakteri https://www.bakteri.gen.tr/heliko-bakteri.html Wed, 05 Dec 2018 19:59:29 +0000 Heliko bakteri, aslında tıbbi olarak "helicobacte pylori" olarak bilinen bir bakteri türdür. Bu bakteri türü, insanlarda ve bazı hayvanlarda mide içerisinde bulunan yararlı bir bakteridir. Bu bakterinin belli bir seviyeye kadar olanı Heliko bakteri, aslında tıbbi olarak "helicobacte pylori" olarak bilinen bir bakteri türdür. Bu bakteri türü, insanlarda ve bazı hayvanlarda mide içerisinde bulunan yararlı bir bakteridir. Bu bakterinin belli bir seviyeye kadar olanı yararlı olsa bile belli bir miktardan fazlası insanlarda ciddi hastalıkların oluşmasına neden olmaktadır. Heliko bakteri, mide içerisinde insanlar için ve diğer canlılar için son derece faydalı bir bakteri türü olsa bile aslında mide dışındaki diğer organlarda bir hastalık nedeni bile olabilmektedir. Bu bakteri türü, aslında kendisini belli etmese bile dünya nüfusunun yaklaşık olarak yarısında bulunmaktadır. Bu kişilerin birçoğunda bakteriler mide içerisinde olduğu için herhangi bir sorun meydana gelmez. Heliko bakteri, bulaşıcı bir bakteri türüdür. Bu nedenle insanlar ve hayvanlar arasında kan yoluyla ya da aynı eşyaların kullanılması durumunda çok ciddi bir şekilde bulaşıcı özellikler göstermektedir. Heliko bakteri sorunu olan insanların yüzde yetmişi kadarında herhangi bir belirti gözlenmemektedir. Bu bakteriler herhangi bir belirti göstermese bile belli bir süre sonra insanlarda mide ülseri başta olmak üzere çok ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Hatta bu bakterilere bağlı olarak günümüze kadar birçok kişide iyi huylu olsa bile mide kanseri rahatsızlıkları ortaya çıkmıştır. Heliko bakteri, bulaşıcı bir bakteri türü olduğu için daha çok kirli olan yiyeceklerden ve hijyen açısından fakir olan insanlarda çok yaygın bir şekilde görülür. Bu bakteriler hasta kişilerin tükürüklerinde, kusmuklarında ve dışkı maddelerinde çok bulunduğu için sağlıklı bir bireyin en küçük temasında bile bulaşma riski meydana gelir. 

Heliko bakteri, bazen de mide içerisinde de olumsuzluklara neden olmaktadır. Bu bakteri türü, mide içerisinde aşırı bir şekilde arttığı zaman, midede bulunan enzimlerin üzerini kapatan bu bakteriler enzimlerin görevlerini yapmalarını engellemektedir. Bu durum nedeniyle mide içerisinde artan heliko bakterilerin de belli bir zaman sonra tedavi edilmesi gerekmektedir. Mide içerisinde heliko bakteri artışı görüldüğü zaman bu durum ileri ki zamanlarda kişinin on iki parmak bağırsağına da bulaşabilmektedir. Bu gibi durumlarda sorunlar artarak kişide bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Bunun yanı sıra bu bakteri türü, insanlarda ciddi bir şekilde bağışıklık sisteminin çökmesine neden olmaktadır. Bağışıklık sisteminin çökmesi ise doğrudan kişilerde çeşitli hastalıkların oluşmasına neden olarak vücudun yıpranmasına neden olur. Bu hastalıklarından en sık görüleni ise mide gastrit sorunlarıdır. Çünkü midede görülen gastrit rahatsızlıklarının yüzde atmışa yakını bu bakterinin artmasından ya da mide enzimlerini telef etmesinden kaynaklanmaktadır. 

Heliko BakteriHeliko bakterinin bulaşmaması için;
  • Bu bakterilerin bulaşmasını engellemek için ya da bulaşmış olan heliko bakteri türünün etkilerini azaltmak için kişilerin kesinlikle alkol tüketmemeleri gerekir. Çünkü tüketilen alkol içerisinde bulunan kimyasal maddeler, insanlarda bu gibi bakterilerin üremesini hızlandırmaktadır. 
  • Heliko bakterinin önlenebilmesi için yapılabilecek şeylerden biri de insanlarda sigara kullanımının bitirilmesidir. bunun dışında aşırı kafein tüketmekten kaçınmalısınız. Özellikle kola,  kahve ve hatta çikolata tüketmemeniz sizler için çok daha iyi olacaktır.
  • Bu bakterilerin bulaşma yollarından biri hijyen olduğu için hijyen problemi olan insanların biraz daha temizliğe önem vermeleri gerekmektedir. Aksi durumlarda heliko bakteri sorunu daha da artabilir. 
  • İnsanlarda meydana gelen aşırı stres sorunları, direk olarak bakterilerin çoğalmasına neden olacağı için heliko bakteri sorunu olan insanların sürekli olarak stresten uzak durmaları gerekir. Aksi durumlarda bu bakterilerdeki artış engellenemez. 
]]>
Metan Bakterileri https://www.bakteri.gen.tr/metan-bakterileri.html Thu, 06 Dec 2018 13:00:30 +0000 Metan bakterileri, genellikle oksijeni az olan pis sular, bataklıklar ve çöplüklerde yaşarlar. Arkea gurubunda bir bakteri türü olan metan bakterileri, oksijensiz ortamlarda metan gazı üretirler. Metanojen bakteri olarak adland Metan bakterileri, genellikle oksijeni az olan pis sular, bataklıklar ve çöplüklerde yaşarlar. Arkea gurubunda bir bakteri türü olan metan bakterileri, oksijensiz ortamlarda metan gazı üretirler. Metanojen bakteri olarak adlandırılan bu bakteriler dünyada metan gazı üreten tek bakteri türüdür.

Metan gazını nasıl üretirler
Metan gazı ilk kez yanıcı bir gaz  türü olarak İtalyan fizikçi Alessandro Volta tarafından bulunmuştur. Metan yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Metan bakterilerinin yaşadığı alandaki organik madde, fermentasyon yapan asetojenik ve metan bakterilerinin birlikleri tarafından parçalanmaktadır. Metan bakterileri anaerobik besin zincirlerinin sonunda zorunlu anaerobturlar, yaygın karbon ve enerji kaynağı olarak H2 ile CO2 veya formatı kullanırlar. Metan gazı üç aşamada oluşturulmaktadır. Hidroliz, Asit oluşturma ve Metan oluşumudur. Metan gazı üretilirken tavuk gübreleri ve bitkisel atıklar kullanılır. Metan bakterileri son aşamada asetik asiti parçalayarak veya hidrojen ile karbondioksit sentezi sonucunda biyogaza dönüştürürler. Metan üretimi diğer süreçlerden daha yavaş işleyen bir süreçtir. Metan oluşumundaki etkili olan metan bakterileri çevre koşullarından oldukça fazla etkilenirler. 

Metan BakterileriMetan bakterileri için ısı çok önemlidir. Isının çok yüksek yada çok düşük olması bakterileri pasif hale getirmektedir. Bu yüzden biyogaz üretiminin gerçekleşeceği reaktör sıcaklığı biyogazın üretimine veya hızına etki etmektedir. Metan bakterileri sıcaklık değişimlerinden de etkilenmektedirler. Reaktörün içerisindeki sıcaklık bekleme süresini doğru ayarlanmalıdır. Bu bakteriler için en iyi pH değerleri nötr veya hafif alkali olanlardır. Ph değeri fermantasyon işlemi devam ederken ortalama 7-7.5 arasında değişir. pH değerinin 6.7 düzeylerine inmesi halinde bakteriler üzerinde toksit etki yapar. Bu durumda asit oluşturucu bakterilerin ise sayısı artarak pH değerinin düşmesine ve metan oluşumunun durmasına neden olabilirler. Bu gibi durumlarda reaktöre organik madde girişi durdurularak asit oranının düşmesi sağlanır. Ph değerinin ayarlanabilmesi için kimyasal maddelerde kullanılabilmektedir. Bu kimyasallardan bir tanesi sönmüş kireç olarak bilinen kalsiyum hidroksittir. Mineral iyonları, ağır metaller ile deterjan gibi maddeler bakterilerin gelişimini olumsuz bir şekilde etkiler.  Bu maddelerden birinin yada birkaçının biyoreaktörlere sızması ile üretimin yavaşlaması veya durması söz konusu olabilmektedir. Tavuk yetiştiriciliğinde yemlerde antibiyotik kullanılması, gaz üretimi için tavuk gübrelerinin kullanıldığı sistemlerde toksik etki yapmaktadır. Bu şekildeki yemlerle beslenen tavukların gübrelerin de antibiyotikler bulunmakta ve bu antibiyotikler metan bakterileri üzerinde olumsuz etki yapmaktadır.
]]>
Yararlı Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/yararli-bakteriler.html Fri, 07 Dec 2018 08:33:22 +0000 Yararlı bakteriler, insanlarda ve diğer birçok canlıda çok önemli görevler yapmak üzere bulunan canlılardır. Bu bakteriler, özellikle ağız mide ve bağırsaklarda çok yaygın bir şekilde bulunmaktadır. Yararlı bakterilerin en Yararlı bakteriler, insanlarda ve diğer birçok canlıda çok önemli görevler yapmak üzere bulunan canlılardır. Bu bakteriler, özellikle ağız mide ve bağırsaklarda çok yaygın bir şekilde bulunmaktadır. Yararlı bakterilerin en büyük görevi ise tabi ki zararlı bakteriler savaşarak bu bakterileri hızlı bir şekilde öldürmektir. Bu şekilde zararlı bakterilerin öldürülmesinde görev alan yararlı bakteriler, bir nevi bağışıklık sisteminin bir parçası olarak ortaya çıkar. Bazı insanlarda yararlı bakteriler, farklı nedenlere bağlı olarak ölürler. Bu durumlarda zararlı bakteriler çok hızlı bir şekilde artış göstererek çeşitli hastalıklar oluşur. Bu gibi durumlar bazen kişilerin yaptıkları hatalardan kaynaklanabilir. Örneğin bir ağız çalkalama losyonu, eğer belli sağlık standartlarına uygun bir şekilde yapılmamışsa ve kişiler bu çalkalama suyunu kullanıyorsa, çalkalama suyu ağız içerisinde bulunan yararlı ve zararlı olan tüm bakterileri öldürecektir. Bu durumda ağız içerisinde zararlı birçok bakteri oluşarak yaralara neden olacaktır. Bu şekilde yararlı bakterilerin ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz. Genel olarak konuya bakıldığında, yararlı bakterilerin öldürülmesi, insan sağlığı için son derece tehlikelidir. Bu bakteriler hemen hemen vücudun her yerinde bulunarak görev yaparlar. Özellikle kan içerisinde bulunan yararlı bakteriler, vücudun her bölgesine ulaşarak kişilerde zararlı olan bakterileri öldürmektedir. Aslında insanlar hasta olduklarında vücut direk olarak bölgeye yararlı bakteri göndererek bu hastalığa neden olan bakterileri öldürür. Bir insanın yaşamı yararlı bakterilere bağlıdır diyebiliriz. 

Günümüzde yapılan bazı tıbbi araştırmalara göre insanlarda bağırsak sistemi içerisinde bütün özellikleri ortaya çıkarılmış ve bu organın insanların gözünde bir boru olmaktan çıkarmış olan bu bakteriler, sindirimin gerçekleştirilmesinde de olumlu etkiler yapmaktadır. Yararlı bakteriler insanların doğumunda bağırsak içerisinde bulunmamaktadır. Yani insanlar doğduklarında bağırsakları ne yararlı ne de zararlı bakteriler barındırır. Daha sonraki zamanlarda kişinin tükettiği süt içerisindeki yararlı bakteriler ömür boyu bağırsaklarda bulunmak üzere buraya yerleşirler. Bu durumda sezaryen doğumla doğan bir bebek ile normal doğan bir bebek arasındaki farklar ortaya çıkmış olur. Normal doğan bir bebekte yararlı bakteriler tam zamanında bağırsağa yerleşirken sezaryen ile doğan bebekte bu durum çok daha farklıdır. Yeni doğan bebeklerde yararlı bakterilerin arttırılabilmesi için birçok yöntem uygulanmaktadır. Özellikle bebeğin tüketiği sütün bu durum dengeleyeceği bilindiği için bebeğin çok iyi beslenmesi gerekir. Yararlı bakteriler, ilk bir ay içerisinde bebeğin tüm vücudunu kaplamaktadır. Bu nedenle bebeğin doğumu sonrasındaki ilk bir ay çok önemlidir. Bebeklerde bu dönemlerde herhangi bir yararlı bakteri bulunmadığı için bebeğin hasta olma ihtimali çok yüksektir.Yararlı Bakteriler 

İnsanlarda yararlı bakterilerin arttırılması için yapılan bir diğer uygulama ise tabi zararlı bakterilerden uzak durmaktır. Bu işlem ise direk olarak kişinin hijyenine ve titizliğine bağlı olarak gelişmektedir. Öyle ki zararlı bakteriler birçok yerde risk oluştursa bile bu bakterilerden korunmak için bazı önlemler alınabilir. Bu önlemleri alarak kötü bakterileri azalttığınız gibi yararlı bakteri artışını da sağlayabilirsiniz. Günümüzde insanların kullandıkları antibiyotik ilaçların zararını da yararlı bakteriler ile görebiliriz. Bu antibiyotik ilaçlar, direk olarak tüm bakterileri hedef aldığı için insanlarda yararlı bakterilerin de ölmesine neden olmaktadır. Bu durumda kişide bulunan ve antibiyotik kullanımına neden olan hastalık ortadan kalksa bile aslında vücudun başka bir yerinde farklı bir hastalığa neden olmaktadır. 
]]>
Bakterilerde Konjugasyon https://www.bakteri.gen.tr/bakterilerde-konjugasyon.html Sat, 08 Dec 2018 02:48:48 +0000 Bakterilerde Kononjugasyon, Hücre teması ile bakterilerin arasında meydana gelen gen aktarımına verilen addır. Bu tür gen transferi yatay aktarım olarak işler, genellikle üreme ile karıştırılsa da konjugasyon sırasında zig Bakterilerde Kononjugasyon, Hücre teması ile bakterilerin arasında meydana gelen gen aktarımına verilen addır. Bu tür gen transferi yatay aktarım olarak işler, genellikle üreme ile karıştırılsa da konjugasyon sırasında zigot oluşmaz. Genetik bilgilerin hücreler arasında aktarımı bir sonraki nesil için faydalı olabilir. Konjugasyon sonrasında bakteri antibiyotik direnci geliştirebilir. Konjugasyon yapan bakteri kendine yeni bir piramit oluşturur ve yeni konaklara aktarım sağlayabilir.  

Bakterilerde Konjugasyon Nasıl Olur:

Bakteri konjugasyona başladığı zaman relaksozom denilen protein kompleksi, transfer merkezi olan organelle DNA ya bir çentik atar. ' F' plazmit sistemde relaksozom TriaL TraM ile konak bakteriden aktarım yapar. Transfer olan faktör çift sarmal yaparak ayrışır ve alıcı bakteriye aktarım olur. 

Plazmit eğer konak gene entegre olduysa verici plazmite korucu DNA ve plazmit DNA birlikte aktarılabilir. Böylece bakterit rekombinasyon ile alıcı gene tam anlamıyla entegre olur ve gen akımı sağlanır.

Bakterilerde KonjugasyonBakterilerde konjugasyonun Önemi:

Özellikle patojen bakteriler insan sağlığı açısından son derece zararlı bakterilerdir. Antibiyotiğin icadından bu yana patojen bakteriler ile tıp bilimi arasında ciddi bir savaş vardır. Her yeni hastalık ve enfeksiyon karşısında tıp alanında yeni bir ilacın gelişmesi ile tedaviye yönelik bir hamle yapılır fakat birkaç kez aynı ilacı kullanan hastaların ilaca direnç gösterdiği ve zaman zaman aynı hastalıktan bir önceki seferde tedavi olmasına rağmen bir sonraki seferde bir işe yaramadığından bahsedildiği olmuştur. İste bu durum bakteri konjugasyonundan kaynaklanır. Bakteriler konjugasyon esnasında DNA sarmallarında bulunan bilgileri bir sonraki nesillerine aktarırlar. Bu sebeple antibiyotik direnci gerçekleştirebilirler. 
]]> Bakteri https://www.bakteri.gen.tr/bakteri.html Sat, 08 Dec 2018 03:08:59 +0000 Bakteri, birbirinden bağımsız olarak yaşamını sürdürebilen küçük organizmalardır. Hücre yapıları prokaryottur. Boyutları ve biçimleriyle diğer mikroorganizmalardan ayrılırlar. Bakterilerin bu sahip oldukları boyutlar tür Bakteri, birbirinden bağımsız olarak yaşamını sürdürebilen küçük organizmalardır. Hücre yapıları prokaryottur. Boyutları ve biçimleriyle diğer mikroorganizmalardan ayrılırlar. Bakterilerin bu sahip oldukları boyutlar tür ve cinslerine göre farklılık göstermektedir. Büyük bakteriler genellikle saprofit olarak bulunurlar. Prokaryot bir hücre yapısına sahi olan bakterilerin kendilerine ait bir hücre yapıları bulunmaktadır. Gözle bakıldığında görülmeleri imkansızdır. Optik incelemelerde belirli şartlar altında incelendiğinde görülebilir. Bu şartlar ancak ışık mikroskobunun sahip olduğu büyütme ve rezolusyon yeteneği sınırlarında yer alan 500-1000 kez büyütmelerdir. Bakterilerin büyüklüğüne sahip objelerde kontrast çok azdır. Bu zaten birçok yerde bilinmektedir. Kontrastın arttırılmasına yönelik yöntemlerden biri faz kontrasttır. Başka bir yöntem olarak da karanlık alan mikroskopiler de kontrastın azalmasına yardımcı olabilir. Her iki yöntem de hücrelerin canlı olarak izlenmesi için yapılmaktadır. Kontrastın arttırılması için uygulanan kimyasal yöntemlerden biri boyama uygulamalarıdır. Monera alemini oluşturan en yaygın ve en çok bilinen mikroskobik canlı türleri bakterilerdir. O kadar yaygındır ki tüm dünyada hemen hemen bulunmadığı yer yoktur. En çok organik atıkların bulunduğu yerleri severler. Organik atıklarda ve suda yaşarlar. Bakterilerin hava ile çok uzak mesafelere taşınma gibi özellikleri vardır. Bakterilere aslında bütün hayatsal olayların gerçekleştiği en basit canlılar diyebiliriz. Bakterilerin hepsi mikroskobik ve tek hücrelidirler. Hemen hemen hepsi birbirine benzer özelliklerdedir. Büyüklükleri en fazla, normal ökaryotik hücrelerin mitonkondri büyüklükleri kadardır.

BakteriBakterilerin Hücre Yapıları: Bakteriler denildiği gibi prokaryot hücre yapısına sahiptirler. Prokaryot oldukları için zarla çevrililerdir ve çekirdek, mitokondri, kloroplast, endoplazmik retikulum, golgi gibi organellere sahip değillerdir. Fakat bu organeller sitoplazma adı verilen sıvının içinde dağınık olarak bulunurlar. Ribozom için temel organel denilebilir. DNA, RNA, canlı hücre zarı ve sitoplazma bütün bakterilerin temel yapısında olan yapıtaşlarıdır. Bunun yanında bakteri hücreleri, cansız bir çeperle sarılıdır. Çeperin yapı şekli bitki hücrelerinin yapı şeklinden farklıdır. Selülöz içermezler. Bazı bakterilerin hücre çeperinin dışında kapsüller bulunur. Kapsüller bakterilerin dirençliliğini ve patojen olma özelliğini arttırabilir. Patojen olmak, hastalık yapabilmek anlamına gelmektedir. 

Bazı bakteri çeşitleri kamçılarıyla hareket ederler. Bazı bakteri çeşitleri ise kamçıları olmadığı için sadece bulundukları ortamla birlikte pasif bir şekilde hareket halinde olabilirler. Bu özelliğe göre bakteriler kamçısız, tek kamçılı, bir demet kamçılı, iki demet kamçılı ve çok kamçılı gibi gruplara ayrılabilirler. Bazı bakteri türleri mezozom denilen zar türlerini yapılarında yaratılış gereği bulundururlar. Bu mezozom içinde oksijenli solunum enzimleri vardır. Oksijenli solunum gerçekleştirebilen fakat mezozomu bulunmayan bakteri çeşitlerinde ise solunum zinciri enzimleri hücre zarına tutunmuş bir halde bulunur. Bakterilerde de yapının birçoğu insan yapısı gibi sudan oluşmaktadır. Bu oran bakterilerde 9/10 insanlarda 3/4 olarak gösterilebilir. Bakterilerin yapısındaki suda çözünmüş maddeler hücre zarından giriş ve çıkış yapabilirler. DNA'lar da sitoplazmaya serbest bir şekilde dağılmışlardır. Bakteriler ökaryot hücrelere göre daha çok ve daha küçük boyutlarda ribozom içerirler. Bunun sayesinde protein sentezleme hızları çok yüksektir. Bakteriler sadece kamçıları bakımından gruplanmazlar. Birçok özelliklerinden dolayı gruplanabilirler. Bu özelliklerden bazıları şekilleri, beslenmeleri ve boyanmaları gibi konulara ayrılmaktadır.
]]>
Laktik Asit Bakterileri https://www.bakteri.gen.tr/laktik-asit-bakterileri.html Sat, 08 Dec 2018 21:44:37 +0000 Laktik Asit Bakterileri, gıda alanında rahat  üretime uygun yöntemler ile besinsel değerleri fazla güvenilir. Bekleme ömrü uzun ürünlerin eldesi esas teşkil etmektedir. Tüketicilerin doğal yöntemlerle ile imal edilen, kimya Laktik Asit Bakterileri, gıda alanında rahat  üretime uygun yöntemler ile besinsel değerleri fazla güvenilir. Bekleme ömrü uzun ürünlerin eldesi esas teşkil etmektedir. Tüketicilerin doğal yöntemlerle ile imal edilen, kimyasal katkı maddesi bulunmayan, sağlık üstünde olumlu etkilerde bulunan gıdalar tercih edilir. Günümüzde ise gıda güvenliğinin uluslararası önemi artması ile birlikte, sisteme uygun olan doğal gıda koruyucularının kullanılması  ve sektörde yer almasına dair çalışmalar  hızlılık kazanmıştır. Konuya bu durumdan bakıldığında laktik asit bakterilerinin organik asit, asetpin, hidrojen, peptitler, reuterin, peroksit ve bakteriyosinler gibi çok farklı antimikrobiyal  bileşikleri oluşturabilme kapasitesine sahip oldukları ve özellikle bu sebeple son 14 senedir doğal gıda koruyucusu olarak kullanımlarının yaygın olduğunu görülmektedir.
Önemli çeşitleri arasında, Lactobacillus, Tetragenococcus, ve Vagococcus yer almaktadır. organizmalar biçiminde isimlendirilmektedir. Karbonhidrat metabolizmaları göz önüne bulunduğunda homofermantatif olarak iki alt grupta oluşan aksonomisi, uzun senelerden bu zamana bakterilerin  özellikleri göz önüne alınarak gerçekleştirilmektedir. Bu değerlendirmeye göre  Betabacterium biçiminde üç alt grupta bulunmaktadır. Fakat günümüzde oluşan molekülerin biyoloji tekniklerinin sayesinde temelli sınıflandırmanın uygun bulunmadığı ileri sürülmektedir.

LAB’nin önemli metabolitlerinden olan olarak adlandırılan bakteriyosin bakterilerce ribozomal olarak sentezlenen, kısmen dar spektrumda bakterisi oluşturan, ısıya dayanıklı, oldukları için yapıları küçük aktif proteinlerdir.

Laktik Asit Bakterileri Bakteriyosinler, 4 ana grupta bulunur
 bunlar lantibiyotikler;
  • grup değiştirilmemiş peptitler
  • grup büyük proteinler
  • grup ve dairesel peptitler 
  • grup ve dairesel peptitler 
Grup biçiminde isimlendirilmektedir. 
Gıda biyo korumasında bulunan LAB’nin bir çoğunun, lineer (grup 1) değiştirilmemiş peptitler (grup 2) ve dairesel peptitlere (grup 3) ait olduğu bildirilmektedir. Geçmiş senelerde yapılan çalışmalarda gıda koruyucusu oldukça faydalı özellikler bulundurdukları net bir biçimde ortaya konmuştur. 

Laktik Asit bakterileri gıdalara örnek vermek gerekirse:

Peynirler: 
Peynirler fermente süt ürünlerinin çoğunda olduğu gibi laktik asit bakteri sonucu oluşturan bir üründür. Genel olarak iki ana aşamadan oluşan peynirler üretiminin ilk aşaması olan starter kültür inokulasyonundalaktikler kültürler kullanılır.
Bu aşamada kullanılan kültürler tarafından laktik asit üretilir. Daha sonrada süt proteini kazein, enzimi ile koagüle edilir. Peynir üretiminde genellikle streptococcus, lactococcus, velactococcus  gibi laktik asit bakterilerinin değişik türlerde kullanılmakla beraber, kullanılan starter kültürlerin pıhtıya uygulanan ısısal işleme göre değişiklik gösterirler. Haşlanan pıhtılarda daha çok ve daha yüksek sıcaklıklara dayanıklı streptococcus ve  yalnız başına kültür olarak kullanılırken, orta derecede ısısal işleme tabi tutulan peynirlerinde üretiminde s, termophilus ve lactobacillus bir arada kullanılmaktadır.
]]> Kemosentetik Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/kemosentetik-bakteriler.html Sun, 09 Dec 2018 04:59:25 +0000 Kemosentetik bakteriler, yani diğer isimleri ile kemoototroflar, guruplarının en önemlileri nitrifikasyon bakterileri, denitrifikasyon bakterileri (Güherçile Bozanlar)  demir Bakterileri, kükürt bakterileri benzeri grupları içe Kemosentetik bakteriler, yani diğer isimleri ile kemoototroflar, guruplarının en önemlileri nitrifikasyon bakterileri, denitrifikasyon bakterileri (Güherçile Bozanlar)  demir Bakterileri, kükürt bakterileri benzeri grupları içermektedir. Bu bakteriler de madde döngüsünde, özellikle de azot (yani nitrifikasyon) döngüsünde çok fazla önemlidirler. Amonyak, nitrit, nitrat, kükürt ve demir benzeri inorganik olan maddeleri oksitleyerek zararsız duruma getirirler. Bu oksitleme sonucu olarak açığa kimyevi enerji oluşur. 

(Sübstrat Seviyesi Fosforilasyon) Bu enerji ile de CO2 indirgemesi inşa ederek ve yıkarak metabolik reaksiyonlarda enerji eldesi amaçlı kullanacakları besinlerini sentezlerler. Bu besinleri sentezleyebilmek amaçlı ışık ve klorofil gerekmez, oksijen kullanılır. Kemosentetik bakteriler en fazla azotlu, kükürtlü, demirli maddeleri oksitlerler. 

Kemosentez sonucu: 
  • Birtakım zarar veren maddeler ortadan kaldırılır 
  • Bitkilerin alabileceği tuzlar kurulur
  • Kimyevi enerji kazanılır
  • Organik besin sentezlenmiş olmaktadır. 
Kemosentetik BakterilerKemosentetik bakteriler ne türlü beslenir 
 
Bu bakteriler de madde devrinde çok fazla önemlidirler. Birtakım inorganik maddeleri oksitleyerek onları zararsız duruma getirirler. Meydana gelen maddeler ise bitkiler tarafından mineral tuzları şeklinde kullanılır. Bu oksitleme tepkileri sonucu açığa kimyevi enerji ortaya çıkar. Bu enerjiyle de CO2 indirgemesi yapılarak kendi besinlerini sentez ederler. Işık ve klorofil gerekmez. Bunların yerine oksijen kullanılır. Kemosentetik bakteriler en fazla fazla azotlu, kükürtlü ve demirli maddeleri oksitlemektedirler.  
  • NH3 + O2 >> HNO2 + H2O + Kalori 
  • HNO2 + O2 -> HNO3 + Kalori (Nitrabacter Bakterileri) 
  • H2S + O2 >> H2O + S + Kalori 
  • FeCO3 + O2 + H2O >> Fe(OH)3 + CO2 + Kalori (Demir Bakterileri) 
  • N2 + O2 -> NO2 + Kalori (Azot Bakterileri) 
Kemoototrof, kendileri için gerekli olan besini kemosentez ile kendi üretebilen canlılara denir. Pek çok kemoototrof bakteri yer almaktadır. Bilhassa azot döngüsünde çok fazla kemoototrof bakteriler mevcuttur. İnorganik maddeleri oksitleyerek elde ettikleri kimyevi enerji ile inorganik besinleri organik besinlere dönüştürebilen canlılardır. Şüphesiz klorofil içermezler. İşte bu amaçla oksijen üretmez CO2 çıkarırlar. Bu oluşan CO2 havada bulunan nem oranını da etkiler ve canlıların yaşamaları için gerekli maddenin üretilmesi, ve onların kolay bir biçimde nefes almalarına katkı olanağı sağlar. 
  
Kemoototrof organizma : Karbondioksiti asal karbon kaynağı olarak faydalanarak inorganik bileşiklerin indirgenmesinden enerji imkanı sunan organizmalardır.

Kemoototrof ve Fotoototrof Bakterilerle Aralarındaki Farklar Nedir 
 
Fototrof bakteriler: Sitoplazmalarında özgür klorofil taşırlar. Gereken enerjiyi güneş ışığından sağlayarak bunu kimyevi enerji haline dönüştürürler. Bazıları fotosentez olayında elektron kaynağı olarak H20 kullanmak yerine H2S ve H2 kullanırlar. 
 
Kemotrof bakteriler: Organik olan maddeleri sentezlemek amaçlı gereken enerjiyi kükürt, demir, havadaki hidrojen ve azot benzeri bileşikleri oksitleyerek sağlarlar. Oksitleme sonucu kimyevi enerji açığa çıkar. Bu enerjiyle CO2 indirgemesi inşa ederek besinlerini sentezler. Sentezde ışık ve klorofile gereksinim yoktur. Oksijen kullanılır. Madde devrinde önemlidirler. 
]]>
Bakterilerin Yararları https://www.bakteri.gen.tr/bakterilerin-yararlari.html Sun, 09 Dec 2018 11:56:23 +0000 Bakterilerin Yararları, Tek hücreli canlılar olan bakterilerin zararları olduğu gibi doğaya ve vücuda saymakla bitmeyecek yararları vardır. Farklı yapı ve şekillerde olan bakteriler birçok hastalığa yol açmalarına rağmen do Bakterilerin Yararları, Tek hücreli canlılar olan bakterilerin zararları olduğu gibi doğaya ve vücuda saymakla bitmeyecek yararları vardır. Farklı yapı ve şekillerde olan bakteriler birçok hastalığa yol açmalarına rağmen doğada hayatın sürekliliği için birçok yardımları olur. Bakteriler grup halinde yaşayıp ısı, oksijen, sıcaklık gibi nedenlere bağlı olarak çok veya az üreyebilirler.

İnsanlara Yararları
  • Zayıflama yada sabit kiloda kalmaya yardımcıdırlar. Sindirim sisteminde bulunan bakteriler alınan besinlerin hızlı parçalanıp çabuk sindirilmesine ve yakılmasına yardımcı olurlar. Metabolizmayı hızlandırıp vücutta yağ birikmesini ve kilo alımını önlerler.
  • Bağırsak bakterilerinin alınan ilaçların etkisini arttırdığı gibi yan etkilerini de azalttığı yönünde çalışmalar hala devam etmektedir.
  • Alerjilere karşı koruma, enfeksiyonu azaltma, virüslerle savaşma, gırtlak kanserini önleme gibi birçok alanda kullanılan yararlı bakteriler vardır.
  • Bazı bakteriler vücuttaki toksik maddelerin atılmasına yardımcı olurlar.
  • Laktoz ve proteinin sindirimini hızlandırırlar.
  • Kalsiyum emilimini hızlandırır ve kemik erimesini önlemeye yardımcı olurlar.
Bakterilerin YararlarıDoğaya Yararları
  • Bakteriler dışkı, bitkisel atık, hayvan leşleri çöpler gibi atıkların çürüyüp toprağa karışmasına yardımcı olurlar.
  • Bazı bakteriler toprakta azot kullanımına yardımcı olarak azotu toprağa bağlayarak bitkilerin büyümesine yardımcı olurlar.
  • Fermantasyon yapıcı olduklarından dolayı, turşu, sirke, şarap gibi ürünlerin olgunlaşmasına yardımcı olurlar.
  • Lağım atıklarında organik bileşiklerin ayrıştırılması sırasında kullanılırlar.
  • İlaç sanayisinde antibiyotik yapımında kullanılırlar.
  • Tütün işleme ve oksijenle bekletilerek olgunlaşan gıda ürünlerinde kullanılırlar (küflü peynir gibi).
  • Peynir ayran gibi gıda maddelerinin yapımında kullanılırlar.
  • Bazı klorofil bulunduran bakteriler doğada oksijen üretimine yardımcı olurlar.
]]>
Çürükçül Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/curukcul-bakteriler.html Mon, 10 Dec 2018 01:50:54 +0000 Çürükçül Bakteriler, Bu bakteri türleri yaradılış gereğince farklı bir yapıya sahip olmaktadır. Görev itibariyle organik bileşikleri daha basit bileşiklere ayırmayı sağlayarak doğanın döngüsünü sağlamaktadır. Dünya Çürükçül Bakteriler, Bu bakteri türleri yaradılış gereğince farklı bir yapıya sahip olmaktadır. Görev itibariyle organik bileşikleri daha basit bileşiklere ayırmayı sağlayarak doğanın döngüsünü sağlamaktadır. Dünya üzerinde bulunan bitki ve hayvanlar vakti zamanı gelince doğa üzerindeki görevlerini yitirerek ölürler. Bu ölü hayvan ve bitki yapılarının tekrardan doğaya katkı sağlamak amacıyla çürükçül bakteriler tarafından ayrıştırma yapılmaktadır. Bu ayrıştırma işlemi sırasında çürükçül bakteriler enerji ve besin ihtiyacını sağlamaktadırlar. Bunun yanında çok küçük parçalara ayrılan bu bitki ve hayvan ölüleri zaman içerisinde toprağa katılarak, toprağın zaman içerisinde zenginleşmesini sağlamaktadır. Böyle bir toprak yapısında ciddi anlamda verimler elde edildiği biyologlar tarafından yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır. Yapılan araştırmalarda organik bileşikler yönünden zengin olan toprağa humuslu toprak denilmektedir. 

Çürükçül BakterilerÇürükçül Bakterilerin Doğaya Katkısı 
Yüzyıllardan beri doğa kendisini sürekli olarak yenilemiştir. Aynı tür canlılar asırlardan beri dünya üzerinde varlığını sürdürerek, büyümüş, gelişmiş ve ölmüştür. Bu yaşam döngüsü yüzyıllardır devam etmektedir. Tam da burada çürükçül bakterileri ciddi anlamda işler düşmüştür. Bunun temel nedeni şayet canlılar küçük bileşiklere çürükçül bakteriler tarafından ayrılmasa bu defa insanlar, hayvanlar ve bitkiler aleminin tekrardan büyüyüp gelişmesi gibi bir durum söz konusu olmayacaktır. Böylelikle çürükçül bakterilerin doğaya katkı sağladığı görülmüştür. 

Çürükçül Bakterilerin Türleri
Yapılan araştırmalarda çürükçül bakterilerin bir çok türü bulunmaktadır. Bulunan bu türlerin kendi içinde birçok faydalı görevleri bulunmuştur. Bir kısmı organik bileşikleri parçalamada görev alırken. Bir kısım çürükçül bakteri türü ise humustaki organik bileşikleri tamamıyla parçalayarak bitkinin alacağından daha küçük parçalara ayırmaktadır. Böylelikle atmosferin yaşamın dengesini sağlamak amacıyla karbon ve Azot gibi elementlerin döngüsel devir dayımı sağlamış olurlar. Şayet bir teori ile düşünüldüğü taktirde çürükçül bakteriler olmasaydı. bütün azot ve karbon atomları hayvan ve bitki hücrelerine bağlı kalarak yaşamın devamlılığını sağlayacak olan ham madde atmosfer ve yer yüzünde bulunmayacaktır. Çürükçül bakterilerin yardımıyla çürüme sonunda ortaya çıkan küçük molekül maddeler çoğunlukla kötü kokulu olarak bilinmektedir. Bunun temel nedeni hayvan ve bitki kalıntılarının organik maddeleri dönüşmesi sırasında oluşan kokuşma olayından dolayı gerçekleşmektedir. Bunun yanında bir kısım bakteri türleri sağlık açısından ihtiyaç duyduğumuz besinlerin oluşmasını sağlayan bakterilerde bulunmaktadır. Bu faydalı bakteri türleri ise sütün yoğurda veya peynire dönüşmesini sağlayan bakteri bileşenlerini yapısında bulundurmaktadır. Bu nedenle bakteriler yaşamımızın devamını sağlayan en önemli mikroskobik varlıklardır. Bakteri türleri olmaması halinde yaşamın durması oluşarak yeryüzündeki canlılık faaliyetinin son bulacağı aşikardır. 

Çürükçül Bakteri Türleri Üzerine Yapılan Araştırmalar

Bilim insanları insanlığın devamını sağlayan bu yararlı bakteri türlerin dünyanın oluşumunda etkili olduğunu sıklıkla dile getirmiştir. Bundan dolayı birçok biyolog ve kimya bilimce çürükçül bakteri türleri üzerine ciddi anlamda araştırmalar yapmıştır. Yapılan bu araştırmaların temel amacı başka gezegenlerde canlılığı sağlamak amacıyla bilimsel nitelik taşımaktadır. Bir kısım bilim insanları havanın olmadığı alanlarda yapmış olduğu araştırmalarda bir kısım çürükçül bakterilerin azot, oksijen, hidrojen veya besin olmadan yaşamlarını devam ettirdiği görülmüştür. Böylelikle atmosfer bulunmayan ortamlarda canlılık varlığı devam ettirerek yeni yaşam alanlarının bulunabileceği düşüncesi bir çok bilim kurguyla birlikte teori o]]> Aerob Bakteriler https://www.bakteri.gen.tr/aerob-bakteriler.html Mon, 10 Dec 2018 14:39:02 +0000 Aerob Bakteriler, Oksijensiz solunum yapan bakterilerdir. Yaşamları için oksijenin varlığına gereksinim duymayan bu bakteriler oksijenli ortamda yaşayamaz. Bu yüzden toprağın derinliklerinde yaşarlar. Ayrıca gölün ve Aerob Bakteriler, Oksijensiz solunum yapan bakterilerdir. Yaşamları için oksijenin varlığına gereksinim duymayan bu bakteriler oksijenli ortamda yaşayamaz. Bu yüzden toprağın derinliklerinde yaşarlar. Ayrıca gölün ve denizlerin diplerinde de yaşarlar. Aynı zamanda başka koşullarda da yaşamın var olabileceğini ispat eden bakterilerdir. Neticede yaşamın oluşabilmesi için her zaman oksijene gerek yoktur. Oysa bu canlılar oksijensizliğe ihtiyaç duyarlar. Bu oksijen bakterileri zehirler. Bu amaçla beyinlerine her daim oksijen gitmeyen canlılar arasındaki Aerob bakteriler mezozom ismi verilen mitokondri zarına benzeyen kıvrımlara sahiptir. Solunum enzimleri mezozom zarlarında ve sitoplazmada dağınık halde bulunur. Bakteriler, çekirdekli hücrelerde olduğu gibi zarla çevrili çekirdekleri yoktur. Kalıtım maddesi DNA'dan yapılarak, çekirdek sahası denilen kısımlarda yer alır. Birçok bakteri çeşidinin hücresel çıkıntılara ve kamçılara sahiptirler. Bu sayede sıvı ortamda yüzebilirler. Yuvarlak bakteriler, kamçıları olmadığı için pasif olarak hareket ederler. Özellikle toz parçacıklarına ve su damlacıklarına tutunarak uzaklara taşınabilirler. Bu bakterilerin varlığı genelde cilt ve bağırsak duvarında yaralanma, hastalanma veya cerrahi müdahale sırasında hasar olan yerde büyür. Çoğu zaman bağışıklık sistemi üzerinde bu bakteriler enfeksiyona neden olacak kadar yeteneğe sahiptirler. Aerob bakteri enfeksiyonları içerisinde boğaz, kulak, sinüs, diş etleri ve çene kök kanallarında ortaya çıkabilir. Ayrıca akciğerlerde akciğer apsesi olarak akciğer astar enfeksiyonuna sebep olur. Bu enfeksiyonlar karın kısmında da meydana gelebilir. Apandisit bu bakterinin varlığından oluşan hastalıklardan biridir.

Aerob BakterilerSolunum Bakterileri;

  • Aerop Bakteriler; Bu bakteriler sadece oksijen bulunan ortamlarda yaşarlar ve oksijensiz çok kısa bir süre sonra yaşamını yitirirler. Bu bakterilerde mezozom bulunur ve hücre zarının içinde yer alır. Aynı zamanda verem hastalığının oluşum  sırasında büyük etkileri vardır.
  • Anaerop Bakteriler; Bu bakteriler oksijen bulunmayan ortamlarda yaşarlar. Oksijen temasında yaşamını sürdüremeyen bakterilerdir.
  • Geçici Aerob Bakteriler; Bu grupta olan bakteriler hem oksijenli ortamda hem de oksijensiz ortamda çok rahat bir şekilde yaşarlar.
Oksijen Bakterileri;
  • Zorunlu Aerob Bakteriler; Yalnız oksijenli ortamda yaşarlar ve çoğalırlar. Toprağın, gölün ve denizin üst yüzeyinde yaşayabilirler.
  • Zorunlu Anaerobik Bakteriler; Oksijensiz ortamda yaşayıp çoğalabilen bakterilerdir. Enerji ihtiyaçlarını oksijensiz solunum yaparak karşılarlar. Bunun sonucunda alkol, laktik asit ve asetik asit oluştururlar. Buna da fermantasyon, yani mayalanma denmektedir.
  • Geçici Aerob Bakteriler; Normalde oksijensiz ortamda yaşamaya uyum sağlayan bakterilerdir. Ancak yaşamaya uyum sağlayan bu bakteriler açısından geçici olarak da oksijenli ortamda yaşayabilen bakterilerdir.
  • Geçici Anaerob Bakteriler; Oksijenli ortamda yaşamaya uyum sağlamış ancak geçici olarak da oksijensiz ortamda yaşayabilirler. 
]]>